“Sinek” gibi uçup gittiler mi?


Yoksa, kayalıklardan atlayıp, toplu intihar mı ettiler !

ee

***

Sinek köyü anlatmakla tasvir edilemeyecek kadar güzellikte bir köy. Sinek köyü Gelincik dağının zirvesine yakın bir yerdedir. Rakım 760 de, sırtını Gelincik Dağı’na yaslayan köyümüzün ön kısmı aşağıya doğru, köyün sınırları içerisinde çıkan Sinek çayına kadar inen, tabir yerindeyse yeşil bir cennettir.
Yaz aylarında ise yerleşim sinek çayı etrafındaki bostanların içindedir. Yazları Sinek çayı etrafında geçen yaşamın da ayrı bir güzelliği var.
Köyde yaşayan hemen hemen herkesin çay kenarında bostanı vardır. Yine herkesin tarlası, bağı vs.si de ayrıca vardır. Köyümüzün soğanı, patlıcanı, biberi domatesi vs sebzesi, narı, kış armudu, elması, vs. meyveleri o civarda çok meşhurdur.
Şimdilerde de sinek çayı etrafında mesire yerleri, kendin pişir kendin ye mekanları vs. de gelişmeye başlamış.
Bunları neden anlattım? Şunun için: Sinek köyünün internet sitesindeki anlatıma dikkat ederseniz, “Rivayetlere göre köyün büyük bir bölümünde Ermeniler yaşamaktaydı, nedeni bilinmemekle beraber daha sonraları Ermeniler bu köyden göç etmişlerdir”, yani köyün eski sakinleri olan Ermeni’ler, nedense bilinmeyen bir sebepten dolayı köyü terk edip gitmişler.
Bu anlatım bana ilginç gelince, bundan altı yıl kadar önce sitenin sorumlusuna yazarak, hazırladığı internet sitesi için teşekkür ettikten sonra,
“Bu kadar güzel bir köyü, Ermeniler neden durup dururken terk etmişler?” diye sordum.

Köyün güzelliğini, verimliliğini yakından gören ve bilen bir yaşayanı olarak, mantıklı bir yanıt vermekte, haklı olarak, çok zorlandı bu arkadaşımız.
Siz olsanız terk eder miydiniz durup dururken?
Bu anlayış bir zihniyet olarak topluma nüfuz etmiş olsa gerek.
Bir televizyon kanalında, tarihçi olduğu söylenen bir profesör 1915’i anlatırken öyle bir anlatış tarzı vardı ki, nerdeyse mealen “Pikniğe çıkacak kadar donanımlı şekilde yola çıkan Ermeni’lerin bir kısmının onca uyarıya rağmen dikkat etmeyip ayağı kayıp uçurumdan düşerek, bir kısmı yüzme bilmediğinden girdiği nehirde boğularak, bir kısmı ağaçtan aşağıya kendini bırakarak, bir kısmı ayağı yere takılıp taşın üstüne kafa üstü düşerek, bir kısmı bulaşıcı hastalıklar vs. sonucunda ölmüşlerdir” diyecek kadar pervasız olursa, gerisini varın siz düşünün


Ergün EŞSİZOĞLU
Ermeniler ve Sinek köyümüz

Makalenin tamamı.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: