Generallerin kendilerini ilâh ve imparator gibi gördükleri günlerden…


Vay be bu ülkede neler neler yaşanmış diyebileceğimiz günlere…

ee

***

Hayatımızdaki bu teknolojik ve ekonomik gelişmeler olurken, toplumsal yaşantımızda idari ve düşünsel değişimler olmadı mı? Olmaz mı. Bizim kuşak her konuda olduğu gibi bu noktada da bütün değişimleri gördü. Askeri darbeleri gördük. Generallerin kendilerini ilah ve imparator gibi gördükleri günlerden, genelkurmay başkanlarının tutuklandığı, eskiden olduğu gibi hava atamayıp, seslerinin soluklarının kesildiği günleri görür hale geldik.
Bizim kuşak açısından en önemli gelişmelerden bir tanesi de, çok büyük acılarını çektiğimiz, işkencelerine tabi olduğumuz, hayatımızı alt üst eden 12 Eylül darbecilerinin yargılandıklarını görmektir herhalde. Hani derler ya “Ölsem de gam yemem”, benim için darbeci terörist, eli kanlı çete başı Kenan Evren’in ceza almasa bile, sanık durumunda yargılanması ve “eğer referandumdan yargılanmam çıkarsa intihar ederim” lafını yalayıp yuttuğunu görmek bile, varılacak (tamamı demiyorum), keyifli noktalardan bir tanesi idi.
 “Kürt diye bir millet yoktur”, “Kürtler kart kırttır”, ”uyduruk bir dilleri var ve zaten uyduruk bir millettir” vs denilen günlerden, Kürtlerin varlığının kabul edildiği, üniversitede Kürdoloji bölümünün açıldığı, 24 saat Kürtçe yayın yapıldığı günlere geldik. Askeri vesayetin önemli ölçüde geriletildiği, 141-142 ile yasaklanan komünizmin alenen savunulduğu ve komünist örgüt kurmanın serbest olduğu günlere geldik. Vs…
Kuşkusuz, zorlukla şehirlerarası görüşme yaptığımız günlerden, internette geldiğimiz şu aşama, nasıl bizi tatmin etmiyorsa, daha iyiyi, daha hızlı internet ve daha ucuz teknoloji istiyorsak, siyasi taleplerde de daha iyisini, güzelini istemek de anlaşılır bir şeydir. Daha da güzeli, neyi ne zaman istendiğinde uygulanabilir ve hayata geçirilebilir olduğunu anlamaktır diye düşünüyorum.
Demir tavında dövülür. Neyin ne zaman gelebileceğini anlamak da bireyin düşünsel olarak vardığı olgunlaşma düzeyini gösterir.
Önümüzdeki yıllar da, bugün yaşadığımız bir çok sorunun yaşanmayacağını, yaşanmadığı gibi, “vay be bu ülkede neler yaşanmış”, “nasıl da ilkel uygulamalar varmış” diyerek anacağımıza inanıyorum. Yeter ki zamanın ruhuna ve şartlarına uygun talepleri ve uygulamaları istemesini bilelim. Yeter ki enerjimizi, uygulanması ve gelmesi imkansız olan şeylerle harcamayalım, enerjimizi boşa harcamamızı isteyenlere uymayalım.

Ergün EŞSİZOĞLU

Nerden nereye

07.01.2013

Makalenin tamamı.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: