Türkiye kendi AB ilerleme raporunu yayımladı!


Tüm siyasi blokajlara rağmen reform süreci ısrarla devam ediyor!

ab

Turkey accuses EU of bigotry, says its reforms are ignored

Turkey’s EU Bid Faces Opportunities And Challenges In 2013

Turkey’s Fifteenth EU Progress Report: On the Road to Guinness, rather than Europe?

***

Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle Avrupa Birliğine katılım sürecini Cumhuriyetin ilanından sonraki en önemli çağdaşlaşma projesi olarak görüyor, bu felsefe doğrultusunda çalışmalarımızı sistemli ve yoğun bir şekilde sürdürüyoruz.

Bizim için önemli olan, AB sürecinin yarattığı ivme sayesinde her alanda çağdaş standartlara ulaşmak ve vatandaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerini daha da geliştirmektir. Bu anlayıştan hareketle bir yandan yoğun siyasi ve diplomatik temaslar yoluyla müzakere sürecindeki siyasi engellerin aşılmasına çalışmakta, diğer yandan da kararlılıkla reform sürecini devam ettirmekteyiz.

2002 yılından bu yana AB müktesebatına uyum içeren yaklaşık 2000 adet mevzuat çıkararak gerçekleştirdiğimiz reformlar sessiz bir devrim olarak Türkiye’nin çehresini değiştirmiştir.

Tüm siyasi blokajlara rağmen reform sürecini ısrarla devam ettiren Hükümetimiz Avrupa’nın en reformcu Hükümeti olmuştur. Bu sayededir ki, AB ülkeleri krizle boğuşurken ülkemiz tarihinin en demokratik, en müreffeh, en çağdaş, en şeffaf dönemini yaşamaktadır.

“Türkiye Tarafından Hazırlanan 2012 Yılı İlerleme Raporu”, son bir yılda ülkemizde gerçekleştirilen reformları geniş bir perspektiften, en doğru ve objektif şekilde sunan bir kaynaktır. Hiç kuşkusuz ki bu Rapor Türkiye’nin AB yolunda durakladığını iddia edenlere verilebilecek en güzel yanıttır.

Egemen Bağış

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci

Bu rapor, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) katılım süreci çerçevesinde, “Siyasi Kriterler”, “Ekonomik Kriterler” ve “Üyelik Yükümlülüklerini Üstlenebilme Yeteneği” başlıklarına ilişkin olarak son bir yılda yapılan çalışmalar ve kaydedilen gelişmeleri özetlemektedir.

Raporlama dönemi, Ekim 2011- Aralık 2012 tarihleri arasını kapsamaktadır.

3 Ekim 2005 tarihinde müzakerelerin resmen başlamasıyla birlikte kabul edilen Türkiye’nin Müzakere Çerçeve Belgesinde de belirtildiği üzere, müzakerelerin yanı sıra Türkiye-AB Mali İşbirliği ile Sivil Toplum Diyalogu ve İletişim sürecin önemli iki bileşenidir. Bu itibarla raporda, Avrupa Birliği Bakanlığı tarafından son bir yılda yürütülen Sivil Toplum Diyalogu projelerine ve Avrupa Birliği İletişim Stratejisi (ABIS) kapsamındaki etkinliklere de yer verilmiştir. Ayrıca Avrupa Birliği Bakanlığı, Türkiye-AB Mali İşbirliği kapsamında sağlanan hibelerin en etkin şekilde kullanılmasından sorumlu kurumlardan biri olup, bu amaçla yapılan çalışmalar da raporda özetlenmiştir.

Bu rapor, geçmiş yıllarda AB tarafından eleştirilen ve öneri getirilen hususlar da dikkate alınarak, Türkiye’nin son bir yılda kat ettiği mesafeyi ilk elden sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Ayrıca, AB üyelik sürecinin siyasi kriterlerin yanı sıra, ekonomik ve mali konular, müktesebat uyumu ve sivil toplum diyalogu gibi birçok boyutunun olduğunu ortaya koyarak tüm ilgili tarafları ve kamuoyunu aydınlatmayı amaçlamaktadır.

Raporda yer verilen çalışmaların, müzakere sürecinde yaşanan ve aşağıda özetlenen AB kaynaklı sıkıntılara rağmen gerçekleşmiş olması, Türkiye’nin reform sürecine verdiği önemi ve AB sürecine bağlılığını açıkça ortaya koymaktadır.

Müzakere Sürecinde Mevcut Durum

Türkiye, 10-11 Aralık 1999 tarihlerinde Helsinki’de yapılan AB Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde oybirliği ile Avrupa Birliğine aday ülke olarak kabul edilmiş ve 3 Ekim 2005 tarihinde Lüksemburg’da yapılan Hükümetlerarası Konferans (HAK) ile resmen AB’ye katılım müzakerelerine başlamıştır.

Türkiye’nin katılım müzakerelerinde bugüne kadar 13 fasıl müzakerelere açılmış, bir fasıl geçici olarak kapatılmıştır. 20 fasıldan 17’si AB Konseyi veya bazı üye ülkelerin siyasi nitelikli engellemeleri nedeniyle bloke edilmiş durumdadır.

Öte yandan, tarama süreci 2006 yılında sona ermiş olmasına rağmen, 10 faslın tarama sonu raporu ve bu fasıllardaki muhtemel açılış kriterleri henüz resmi olarak Türkiye’ye iletilmemiştir.

11 Aralık 2006 tarihli AB Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyinde alınan karar doğrultusunda Ek Protokol konusu sekiz fasıl için açılış kriteri, tüm fasıllar için ise kapanış kriteri niteliği taşımaktadır.

Ayrıca, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), 8 Aralık 2009 tarihli Genel İşler Konseyi toplantısında 6 fasılda ilerleme kaydedilmesini tek taraflı olarak “normalizasyon” şartına bağladığını beyan etmiştir. Fransa ise 5 faslın açılmasını “üyelikle doğrudan ilgili” olduğu iddiasıyla bloke etmektedir.

Mevcut durumda açılmasının önünde siyasi blokaj olmayan 3 fasıl bulunmaktadır. Ancak bu fasıllar, ülke ekonomisini doğrudan etkiledikleri için, aday ülkelerin genellikle müzakerelerin son aşamasında ele aldıkları fasıllardır.

Türkiye İçin AB Sürecinin Önemi

Müzakerelerin başlamasından bu yana yedi yıl geçmesine ve Türkiye’nin bu yolda kararlılıkla gerekli reformları yerine getirmesine rağmen bazı üye ülkelerin siyasi nitelikli engellemeleri nedeniyle, ne yazık ki süreç arzu edilen noktada değildir. Türkiye, müzakere sürecindeki olumsuzluklardan bağımsız olarak reform sürecindeki çalışmalarına hız kesmeden devam etmektedir. Sadece son bir yılda yapılan çalışmaları özetleyen bu rapor dikkatle incelendiğinde, sürecin her şeye rağmen ülkemize önemli kazanımlar sağladığı görülmektedir.

AB süreci Türkiye’nin demokratikleşmesini destekleyici ve bu yöndeki reformları hızlandırıcı bir rol oynamaktadır. Siyasi reformlarla vatandaşlarımızın sahip olduğu bireysel hak ve özgürlüklerin kapsamı genişletilmiş, çağdaş demokrasilerin temel ilkeleri olan şeffaflık, hesap verebilirlik, katılımcılık gibi değerler gündelik hayatımızın bir parçası olmuştur.

AB sürecinde gerçekleştirilen reformların da katkısıyla ülkemiz bir sosyo-ekonomik dönüşüm sürecinden geçmektedir. AB’ye uyum kapsamında atılan her adımda, vatandaşlarımızın refahını ve yaşam standartlarını yükseltmek açısından faydalı olup olmadığının muhasebesi yapılarak hareket edilmektedir.

Bu değişim ve dönüşümün yanı sıra AB süreci, Türkiye’de istikrarlı bir büyüme ortamının devamı açısından önemli bir rol oynamaktadır. Mevcut krize rağmen AB, hala dünyanın en büyük ekonomisi ve Türkiye’nin en önemli ticari ortağıdır. Dış ticaretimizin yaklaşık %40’lık bölümü AB ülkeleriyle gerçekleşmektedir. Türkiye’ye giren doğrudan yabancı yatırımların %85’i, teknolojik sermayenin ise %92’si AB kaynaklıdır. Unutulmamalıdır ki, bu ekonomik faydanın devamlılığını sağlayan husus

Türkiye’nin müzakere eden aday ülke olarak sürece bağlılığı ile bunun yarattığı kolaylıklar ve istikrar ortamıdır.

AB, aday ülkelere müktesebata uyum ve müktesebatı uygulama yönünde almaları gereken siyasi, ekonomik, yasal ve idari tedbirler için mali yardımlar sunmaktadır. Bu mali yardımlar, vatandaşlarımızın ve kamu kurumlarımızın AB sürecine katılımını teşvik eden projeler aracılığıyla, bahsedilen dönüşümün, devlet bütçesine yük getirmeden gerçekleştirilmesini sağlamaktadır. Bu kapsamda, 2002-2006 döneminde, Bakanlıklarımız ve diğer kamu kuruluşları tarafından geliştirilen 166 proje için AB’den 1,3 milyar Avro tahsis edilmiştir. Hibe programları aracılığı ile sivil toplum kuruluşları, odalar, üniversiteler ve yerel yönetimler gibi kuruluşlarımız yaklaşık 2.500 hibe projesini hayata geçirmişlerdir. 2007-2013 bütçe döneminde ise Katılım Öncesi Yardım Aracından (IPA) ülkemizin kullanımı için yaklaşık 4,8 milyar Avro tahsis edilmiştir.

Ülkemizin AB üyeliğine hazırlanmasında büyük önem taşıyan idari yapının güçlendirilmesi için de farklı programlar aracılığıyla kaynak aktarılmaktadır. Bu kapsamda hiçbir bedel ödemeksizin elde ettiğimiz eğitim, teknik destek, mal ve hizmet alımı gibi imkânlar sayesinde kamu kurumlarımızın idari kapasiteleri güçlenmektedir. Tüm bu süreçte AB’nin ülkemize bila ücret danışmanlık hizmeti verdiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Raporun Tamamı (278 sayfa/pdf)

***

Another year of ups and downs is behind us. 2012 became a year during which, on the one hand, people in our neighborhood continued to demand democracy and on the other, impacts of the global economic crisis became, once again, one of the prioritized topics of the international agenda.

In such critical period, being one of the shining stars of the world thanks to its economic performance, fast pace of reforms and environment of stability and confidence, Turkey further enhanced its influence in the global politics.

The influence of Turkey’s rising power has also been felt in the EU process to a great extent. Despite the so-called term presidency of the Greek Cypriot Administration as of the second half of the year, Turkey maintained its routine relations with the EU institutions in an intensive manner, by not taking the Greek Cypriots into account. The impetus gained after the Positive Agenda process turned into concrete acquisitions. A historic step was taken to provide visa exemption to our citizens. The Council empowered the Commission to maintain its visa dialogue with Turkey.

Maintaining this impetus is undoubtedly in parallel with Turkey’s increasing global influence and is a manifestation of our determination in the reforms.

Considering the preparation of our own Progress Report for the first time in the history of the Republic, this determination has challenged the crooked politics that exploits Turkey’s accession process.
The sick man of yesterday has got better now and has gained the opportunity and power to prescribe for Europe, to find cures for the diseases in Europe and to relieve the EU rather than being a burden.

Our objective is to attain modern standards in every area through the impetus the EU process has provided and to further improve our citizens’ fundamental rights and freedoms.

In 2013, we will continue to progress in the reform process with renewed enthusiasm and expectations of the New Year.
Happy New Year to all our friends.

***

Acısıyla tatlısıyla bir yılı daha geride bıraktık. 2012 yılı bir yandan yakın coğrafyamızda bölge halklarının demokrasi talebiyle şekillenmeye devam ettiği bir yıl olurken, küresel ekonomik krizin etkileri yine uluslararası gündemin öncelikli maddelerinden biri oldu.

Böylesine kritik bir dönemde Türkiye ise kaydettiği ekonomik performansla, reform hızıyla, istikrar ve güven ortamıyla dünyada yıldızı parlayan ülkelerden biri olarak küresel siyasetteki etkinliğini daha da artırdı.

Avrupa Birliği sürecimizde de Türkiye’nin yükselen gücünün etkisi fazlasıyla hissedildi. Yılın ikinci yarısından itibaren Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin sözde Dönem Başkanlığı’na rağmen Türkiye, Rumları muhatap almadan Avrupa Birliği kurumlarıyla mutad ilişkilerini yoğun bir şekilde devam ettirdi. Pozitif Gündem süreciyle yakalanan ivme somut kazanımlara dönüştü. Vatandaşlarımıza vize muafiyetinin sağlanması için tarihi bir eşik aşıldı, Konsey Türkiye ile vize diyalogunu sürdürmesi için Komisyon’a yetki verdi.

Bu ivmenin muhafaza edilmesi kuşkusuz Türkiye’nin artan küresel etkinliğiyle paralel olduğu kadar, reform kararlılığının da bir tezahürü olarak görülmelidir.

Bu kararlılık Cumhuriyet tarihinde ilk kez Hükümetimizin kendi İlerleme Raporu’nu hazırlamasıyla, Türkiye’nin üyelik sürecini istismar eden çarpık siyasete de meydan okumuştur.

Dünün “hasta adamı” artık ayağa kalkmış, bugünün Avrupa’sına reçete yazacak, Avrupa’daki hastalıklara çözüm üretecek, Avrupa Birliği’ne yük olacak değil, AB’den yük alacak bir güce ve kudrete erişmiştir.

Hedefimiz, AB sürecinin yarattığı ivme sayesinde her alanda çağdaş standartlara ulaşmak ve vatandaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerini daha da geliştirmektir.

2013’te de yeni bir yılla birlikte yenilenen heyecan ve beklentilerle reform sürecinde ilerlemeye devam edeceğiz.

Tüm dostlarımın yeni yılını tebrik ederim.

Egemen Bağış

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: