Siyaset, Din ve İşçi Dünyasından Yeni Yıl Mesajları…


Ülkemizin barış ve huzur içinde, kardeşçe yaşanan bir ülke haline gelmesi en büyük mutluluğumuz olacaktır
2013

***

Yıllardır halkımızı rahatsız eden terör ve şiddet olaylarının bu yıl da devam etmesi en büyük üzüntümüz olmuştur. 30 yıldır enerjimizi tüketen bu olayların, 2013 yılında gündemimizden tamamen düşmesi ve ülkemizin barış ve huzur içinde, kardeşçe yaşanan bir ülke haline gelmesi en büyük mutluluğumuz olacaktır.

Bu yıl en büyük üzüntümüz, kültür, sanat ve siyaset dünyamızın değerli isimlerini kaybetmemiz nedeniyle olmuştur. Bu yönden de acımız sonsuzdur. Öte yandan, Kıbrıs Rum Kesiminin takındığı olumsuz tavırlar nedeniyle, bu yıl da Kıbrıs’ta çözüme ulaşılamamıştır. Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, insan hakları ve demokrasi adına ümit verici olsa da, özellikle komşumuz Suriye’nin içine düştüğü belirsizlik bizleri üzmüştür. Temennimiz bu belirsizliğin bir an önce sona ermesi ve ülkemizdeki sığınmacılar başta olmak üzere, yerinden yurdundan olmuş yüz binlerce Suriyeli’nin evlerine dönebilecekleri demokratik bir yönetime kavuşmalarıdır. Azerbaycan topraklarına dönük Ermenistan işgalinin sona ermesi de 2013 yılına ilişkin en önemli beklentimizdir. Evlerinden, yurtlarından kaçmak zorunda bırakılan 1 milyon Azeri kardeşimizin barış ve huzur dolu günler görmeleri de önemli bir temennimizdir.
Ülkemizin ihracatını artıran sayılı ülkeler arasında yer alması gelecek hedeflerimize ulaşma noktasında bizleri daha fazla umutlandırmıştır. Dünya ekonomisindeki daralmaya karşılık, ülkemizin büyüme rakamlarını artıda tutması ayrı bir sevinç kaynağı olmuştur. Ülkemizi hedeflerine ulaştırmak en büyük amacımızdır. Hedeflerimizi gerçekleştirebilmemiz kendimizi yenileyebilme kabiliyetimizle bağlıdır. Eğer bu yenilenmeyi gerçekleştiremezsek, büyük bir fırsatı kaçırmış olacağımız bilinmelidir.
Yaşanan çatışmalardan oldukça yorulan dünyamızın barışa ve huzura çok fazla ihtiyacı olduğu bir gerçektir. Toprak anlaşmazlığı, ekonomik kaynakların paylaşımı, etnik ve dini ayrımcılık gibi nedenlere dayalı çatışmaların özellikle Müslümanların yaşadığı coğrafyalarda meydana geliyor olmasının da düşündürücü olduğunu ifade etmek istiyorum. Bu noktada Türkiye olarak, insan hakları, demokrasi ve özgürlüklerden yana olan tavrımızın, bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da aynı şekilde devam edeceğinin bilinmesini istiyorum. Yeni yılın ülkemize, milletimize ve tüm dünyaya barış ve huzur getirmesini temenni ediyorum.

Cemil Çiçek

TBMM Başkanı

***

Yeni umutlar ve heyecanlarla karşıladığımız 2013 yılının ülkemize, aziz milletimize ve tüm insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum.
Türkiye, 2003-2011 yıllarında olduğu gibi, 2012 yılında da üstün bir başarı sergilemiş; bölgemizde ve dünya genelinde yaşanan olumsuzluklara rağmen büyümesini, yükselişini, gelişmesini sürdürmeyi başarmıştır.
Son 10 yıldan bu yana eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, dış politikadan ulaşıma kadar hemen her alanda Türkiye’de ilkleri başarmanın haklı gururunu yaşadık, yaşıyoruz.
Yaptığımız reformlarla, gerçekleştirdiğimiz köklü değişim ve dönüşüm hamleleriyle, içeride ve dışarıda Türkiye’nin itibarını, özgüvenini artırdık; ülkemizin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma hedefi doğrultusunda büyük mesafeler kat ettik.
Uzlaşıyı, istişareyi, diyalogu temel alan politikalarımızla, devletle millet arasındaki mesafeleri kaldırdık, milli birliğimizi, kardeşliğimizi, dostluğumuzu güçlendirme yolunda önemli adımlar attık.
Anayasadaki köklü değişikliklerle vesayet sistemine büyük oranda son verdik, milli iradenin üzerindeki gölgeleri kaldırdık, milli egemenliğimizi daha da güçlendirdik.
Geride bıraktığımız 2012 yılında da, aynı şekilde, ülkemiz ve milletimiz adına büyük başarıları elde ettik, pek çok hayalimizi gerçeğe dönüştürdük, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıldönümü olan 2023 yılındaki hedeflerimiz doğrultusunda kayda değer gelişmeler sağladık.
Şunu iftiharla söyleyebilirim ki, Türkiye, istikrarlı ekonomisi, genç ve üretken nüfusu, güçlü ordusu, ileri demokrasisiyle artık gündemi belirlenen değil, gündem belirleyen bir ülkedir. Dengelerin değiştiği, yeniden şekillenmenin yaşandığı günümüz dünyasında varlığını ve ağırlığını her geçen gün daha çok hissettiren; tarihin akışını izlemekle kalmayıp, tarihe yön veren bir ülke durumundadır.
Türkiye artık geleceğe daha büyük bir güvenle ve inançla bakmaktadır.
Hiç şüphesiz halkımızın özlem duyduğu, hasretini çektiği, hayalini kurduğu Büyük ve Güçlü Türkiye idealine ulaşmak için yapmamız gereken çok daha fazla iş, yürümemiz gereken çok daha fazla yolumuz var.
Önümüzdeki dönemde, istikrar ve güvenimizi koruyarak, yatırımlarımızı, hizmetlerimizi artırarak, bugüne kadar elde ettiğimiz başarı ve rekorları yeni başarı ve rekorlarla taçlandıracak; Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmek için var gücümüzle çalışacağız.
Toplumumuzun bütün kesimlerini kucaklayan, demokratikleşme, adalet, temel hak ve özgürlükler alanında ileri seviyeleri, evrensel standartları yansıtan yeni anayasamızı milletimize kazandırmanın gayreti içinde olacağız.
Ben bu düşüncelerle 2013 yılının ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa bir kez daha hayırlar getirmesini temenni ediyor, 780 bin kilometrekarenin, 75 milyon insanımızın tamamını sevgiyle kucaklıyorum.

Recep Tayyip Erdoğan

Başbakan.

***

Türk Silahlı Kuvvetlerinin Değerli Mensupları,
Türk Silahlı Kuvvetleri ailesi olarak, şanlı tarihimiz ve bağrından çıktığımız yüce milletimizden aldığımız güçle, kendisine tevdi edilen her türlü görevi azimle, kararlılıkla ve fedakârane gayretlerle yerine getirmenin huzuru içerisinde bir yılı daha geride bırakarak, ülkemiz ve milletimiz için her anlamda güzelliklere vesile olacağını ümit ve temenni ettiğim yeni bir yıla erişmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
Sahip olduğu imkân ve kabiliyetlerle dünya orduları arasında saygın bir konumu bulunan Silahlı Kuvvetlerimizin, yeni yılda da ana hedefi; teröristle etkin mücadele ederek halkımızın huzur ve güvenliğini sağlamak, modern çağın koşullarına uygun donanım ve yetenekte birlik ve personel yetiştirmeye devam etmek, kaliteli eğitimden ödün vermeden, yüksek disiplin ve moralle harbe hazırlık seviyesini ve barış için caydırıcı nitelikteki gücünü daha da ileri düzeylere taşımaktır.
Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarının çelikleşmiş bir azim ve iradeye dayanan üstün disiplin anlayışı ve kalbinde yaşattığı vatan, millet ve bayrak sevgisiyle üstleneceği her görevi, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başarıyla yerine getireceğine inancım tamdır.
Bu vesileyle, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Yüce Atatürk ve silah arkadaşlarını, ülkemizin bekası ve halkımızın birlik ve beraberliği uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, kahraman gazilerimizi şükranla anıyor, Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman ve fedakâr mensuplarının, emeklilerinin ve aile bireylerinin yeni yılını kutluyor, başarı, mutluluk, huzur ve esenlikler diliyorum.

Necdet ÖZEL

Orgeneral

Genelkurmay Başkanı

***

AKP’NİN ZAM, ZULÜM, ZİNDAN, POLİTİKASI NEDENİYLE HAKSIZLIĞIN, HUKUKSUZLUĞUN, YOKSULLUĞUN VE YOLSUZLUĞUN YILI OLAN 2012’Yİ YOLCU EDİYORUZ.

HOŞGELDİN DEDİĞİMİZ 2013’ÜN HALKIN İKTİDARINA GİDEN YOL OLMASI DİLEĞİYLE YENİ YILINIZI BARIŞ, KARDEŞLİK, SAĞLIK VE MUTLULUK TEMENNİSİ İLE KUTLUYOR SEVGİLER, SAYGILAR SUNUYORUM.

Kemal Kılıçdaroğlu

CHP Genel Başkanı.

***

Aziz milletimizin yeni yılını tebrik ediyor, 2013’ün sağlık, başarı, barış, huzur ve güzellikler getirmesini diliyorum.

Devlet Bahçeli

MHP Genel Başkanı.

***

2013 yılı barış ve özgürlük yılı olsun

2012 yılının ne Türkiye ‘de, ne de yakın bölgemiz açısından barış, istikrar, demokrasi, özgürlükler ve halklar arası diyalog adına olumlu gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu. Savaş ve çatışmaların Ortadoğu ‘da, Suriye’de ve Türkiye’de can almaya devam etti, 2012’de de halkların payına düşenin yine acı, gözyaşı, yıkım, yoksulluk, açlık, sefalet, adaletsizlik, eşitsizlik ve mutsuzluk oldu.

Geride bıraktığımız yıl, demokrasi ve özgürlükler açısından da yoğun baskıların yaşandığı bir yıl olmuştur. Baskıyla, zulümle, yasaklamalarla, engellemelerle, toplumsal talepler ve hak arayışları bastırılmaya, muhalif sesler susturulmaya çalışılmıştır. Hükümetin izlediği yanlış politikalar nedeniyle Kürt sorunu, demokratikleşme, sosyal adalet, hak ve özgürlükler gibi ülkemizin önündeki en temel ve ertelenemez sorunların bir çözüme kavuşturulması noktasında 2012 ne yazık ki çözüm açısından kayıp bir yıl olmuştur.

Ancak büyük bir özveri ve kararlılıkla sürdürülen barış, demokrasi, özgürlük ve emek mücadelesinin sorunları tarihsel bir çözüm aşamasına getirmiş olmasını da halklarımız adına bir kazanım olarak görmek gerekir. Adil, barışçıl, huzur dolu bir dünya adına umut ve beklentilerin daha da arttığı, barış, özgürlük ve çözüm taleplerinin daha da yükseldiği yeni bir yıla giriyoruz. Yeni yıl, yeni bir başlangıç demektir, yeni ve beyaz bir sayfa açılması için 2013 yılı önemli bir fırsat sunmaktadır.
Ülkemizde ve Ortadoğu’da yaşanan çatışmaların bir an önce sona ermesi, halkların kaderi haline dönüşen acı kayıpların, trajedilerin son bulması, barışın artık bu topraklarda bir an önce yeşermesi, Kürt sorununun demokratik çözümü noktasında diyalog ve müzakere sürecinin önünün açılması, özgürlüklerin her alanda genişletilmesi, demokratik standartların yükseltilmesi, yurttaşlarımızın yıllardır özlemini duyduğu çoğulcu-eşitlikçi yeni bir anayasaya kavuşması, yasaklamaların-anti demokratik uygulamaların son bulması, insanların düşüncelerinden dolayı cezaevlerine atılmaması, halkın iradesi olan tutuklu milletvekillerin, binlerce siyasetçinin ve seçilmişin, tutuklu gazetecilerin bir an önce özgürlüklerine kavuşması, her alanda eşitliğin ve adaletin sağlanması, dinler, kültürler ve kimlikler arası hoşgörünün, saygının güçlenmesi 2013 yılının en temel hedefleri olmalıdır.
Bu umut ve heyecanla sevgi, barış ve eşitlik ilkeleri üzerine kurulu bir ülke ve dünya özlemiyle halklarımızın yeni yılını kutlar, barış ve esenliklerle dolu bir yıl dileriz.

Gültan Kışanak ve Selahattin Demirtaş

BDP Eş Genel Başkanları

***

Yeni yıl, hatalarımızı gözden geçirip yeni başlangıçlar yapmak için bir fırsattır

Zaman hızla akıyor, ömür sermayesi tükeniyor. Günleri “dün” eyledikçe, sayılı günlerimiz azalıyor. Yılları eskittikçe, hesap gününe biraz daha yaklaşıyoruz. Önümüzdeki Salı günü yeni bir yıla gireceğiz. Yeni günler, yeni bir yıl bekliyor bizi. Ömrümüz olursa, onların da tükendiğini göreceğiz. Bizden önce başkaları için hep böyle oldu, bizim için de böyle olacak. Başkaları için sıradan olan bir gün, bizim için en büyük göç başlayacak. Ömür defterimiz kapanacak. Ebedî ömrümüzün rengi o gün belli olacak. Dünya imtihanımız sonlanacak, elimiz kolumuz bağlanacak. O günden itibaren, ebedî hayatı kazanmak için bir şey yapamaz hâle geleceğiz. Geçirdiğimiz yılların hesabı sorulacak!

Yeni yıl, ister hicrî olsun ister miladî; önemli olan bizim vakti nasıl karşıladığımızdır. Önemli olan, yeni bir yılın başlamasına ne anlam yüklediğimizdir. Önemli olan, yeni günlerin adının ne olduğu değil, yeni günlerde nasıl var olduğumuzdur. Zamanın geçişini haber veren yıl başlangıcı gibi özel zaman dilimleri, bir fırsattır önümüzde. Yeni bir başlangıç yapmak içindir bu fırsat. Hatalarımızı gözden geçirip yeni kararlar almak içindir bu fırsat. Hayatımızda yeni beyaz sayfalar açmak içindir bu fırsat. Zamana değer katabiliriz elbet. Zamanı kurtuluş sebebimiz yapabiliriz. Zamanı ilmek ilmek işleyebiliriz. Gelen yılın günlerinde cenneti kazandıracak işler yapabiliriz. Elimizdeki bir deste takvim yaprağından sonsuz mutluluk çıkarabiliriz. Önümüze gelen her yeni günü kendimize güzel bir şahit yaparak ahirete yollayabiliriz.

Her yılın başlangıcı, aslında bizlere bu mesajları veriyor. Ancak üzülerek ifade edelim ki, başka dinlere, başka kültürlere, başka dünyalara ait sembolik unsurlar, yılbaşı eğlenceleri ile bütünleştirilerek bir tüketim kültürüne dönüşmüştür. Daha endişe verici olanı ise geleceğimizin teminatı olan çocuklar üzerinden bir kimlik ve kültür erozyonu gerçekleştirilmesidir.
Ömrümüzden bir sene gittiği halde sanki bir sene kazanmış gibi zamandan intikam alırcasına, kendini ve değerlerini unutarak, kendinden geçerek alkollü içkilerle sabahlara kadar eğlenmek ne kadar hazindir. Emek harcamadan zengin olmak arzusuyla kumar, piyango, toto ve loto gibi talih ve şans oyunlarının peşinden sürüklenmek ne kadar üzüntü vericidir.
Gönül ister ki, her yılın başlangıcı, insanoğlunun iç içe geçmiş muhasebelerini yaptığı, kendi insanlığını yeniden kurduğu bir milat olsun!

Yeni bir yıla girerken etrafımızda olup bitenlere dikkat kesilmeliyiz. Suriye’de iki ateş arasında kalmış çocuklara, kadınlara, yaşlılara, ilaçsız ve dermansız insanlara duyarsız kalmamalıyız. Bugün Suriye’deki kardeşlerimiz ve akrabalarımız bir insanlık trajedisi yaşamaktadır. Savaşın acımasız şartları içerisinde her gün ölümle yüzleşmektedirler. Açlıktan ilaçsızlığa, barınmadan ısınmaya çok zor şartlarla karşı karşıyadırlar. Gün, insanlığımızın ve Müslümanlığımızın imtihan edildiği gündür. Gün, Allah rızası için insanlık namına Suriyeli kardeşlerimize yardım elini uzatma günüdür. Mezhebi, meşrebi, inanışı, dünya görüşü ne olursa olsun Müslümanlar, hatta bütün insanlık, sivil toplum örgütleriyle, kurum ve kuruluşlarıyla bu yarayı sarmak durumundadırlar. Bu sebeple Türkiye Diyanet Vakfı olarak ülke genelinde Suriye için insanî yardım kampanyası başlatmış bulunuyoruz. Cenâb-ı Hak, yaptığınız ve yapacağınız yardımları kabul eylesin!

Prof.Dr.Mehmet Görmez

Diyanet İşleri Başkanı.

***

Yeni bir dünyanın kapısı ‘emek’le açılacak!

Geride bıraktığımız yıl başta emekçiler olmak üzere toplumun geniş bir kesimi için ne yazık ki yine olumsuzluklarla doluydu.

2012 yılı; beklentilerin karşılanamadığı, AKP’nin neoliberal politikalarını nedeniyle yoksullaşmanın yaygınlaştığı, önemli sayıda emekçi için işsizliğin uzun dönemli hatta umutsuz bir sorun haline geldiği, işten atılma korkusunun toplumda bir travma yarattığı, haklar ve özgürlükler yönünden önemli bir iyileşmenin görülmediği, aksine hak ve özgürlüklerin alabildiğine gaspedilmeye çalışıldığı, örgütsüzleştirmenin, kuralsızlaştırmanın, hukuksuzlaştırmanın yaygınlık kazandığı, yeni sendikal yasalarla güvencesizliğin bir kural haline getirilmeye çalışıldığı, muhalefetin baskı ve zor kullanılarak sindirilmeye çalışıldığı, asgari ücretlilerin açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edildikleri, Kürt halkına yönelik siyasi baskıların devam ettiği, Suriye’de emperyalist saldırganlığın AKP eliyle tarafı durumuna getirildiğimiz bir dönem oldu.

Bütün bunlara rağmen bizler, emekçiler ve üretenler olarak;

Yoksulluk çemberinin kırıldığı, işsizliğini ortadan kaldırıldığı, çalışanların refahını yükseltildiği,

Temel hak ve özgürlüklerin engelsiz, kısıtlamasız uygulandığı; sendikal örgütlenme ve toplu sözleşmelernin önündeki engellerin kaldırıldığı,

Yaşam mücadelesi veren çalışanların sorunlarının çözüldüğü, insanca yaşatıldığı,

Hukukun üstünlüğünün istisnasız kabul edildiği,

Düşüncelerinden ve siyasi çabalarından dolayı kimsenin yargılanmadığı, ayrımcılığa uğramadığı,

Herkesin sosyal güvenlik sisteminden yararlanabildiği, ulaşılabilir bir sağlık ve parasız/eşit eğitim olanağına kavuştuğu,

Kimliklerin, farklılıkların sorgulanmadığı, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işlediği

Halkların kardeşçe yaşadığı bir ülkede,

Barışın egemen olduğu ve silahların sustuğu bir dünyada yaşamak istiyoruz!

Böyle bir ülkeyi elbirliğiyle, örgütlü gücümüzle, inancımızla yaratabileceğimize inanıyoruz.

Gelecekten umutluyuz!

2013, AKP’nin yıkım politikalarına karşı emek cephesinin mücadelesinin artacağı bir yıl olacaktır! Herkese bu konuda görev düşmektedir. DİSK olarak görevimizin bilincindeyiz ve görev başındayız. 2013’ü yükselen emek cephesinin güçlü sesiyle inşaa edeceğiz!

İnsanca yaşanacak bir ülkeye kavuşmak için yaptığımız yürüyüşümüzü tüm engellere, zorluklara rağmen sürdüreceğiz, yılmadan yola devam edeceğiz.

2013’ün halkımıza, tüm emekçilere, yoksullara, gençlere, kadınlara, dışlanmışlara, farklı olanlara, ezilenlere insanca yaşayabilecekleri bir dünyanın kapılarını aralamasını diliyoruz.

Erol Ekici

DİSK Genel Başkanı

***

Ülkemiz tarihinde eşi benzeri olmayan bir yılı geride bıraktık.

10. yılını kutlayan AKP‘nin inşa ettiği “Yeni Türkiye”nin, emekçi sınıflar için ne anlam ifade ettiğinin açık ve net bir şekilde anlaşıldığı/hissedildiği bir yılı yaşadık.

“Özgürlük, demokrasi, eşitlik, insan hakları, barış ve kardeşlik” gibi kavramlar 2012 yılında birer kurşun gibi üzerimize yağdı! AKP, attığı her adımı bu sözlerle açıkladı. Emekçilerin ve ezilenlerin talepleri olan bu kavramlar altında ülke tarihinin en büyük iktidar saldırısı yaşandı.

Uygulanan neoliberal politikalarla ekonomik alt yapıda sağlanan dönüşümün bir tamamlayıcısı olarak üst yapıyı dönüştürecek birçok yasa çıkarıldı. Yeni bir anayasa ile “başkanlık sistemine” geçişin, “ustalık döneminin” adımları atıldı.

Yasaklar dört bir yanımızı sardı ve ülkemiz açık bir cezaevine çevrildi. Toplumun tüm kesimlerinin taleplerini demokratik yollarla ifade etmesinin önüne fiili ve yasal engeller çıkarıldı. Tüm muhalefet yolları faşizan, otoriter bir anlayışla baskı ve zor yolu ile tıkandı. Demokrasinin “D”si dahi aranır oldu!

Bu süreçte emekçi düşmanlığı o kadar keskinleşti ki iktidarın koltuk değnekliğini yapan bir takım çevreler dahi AKP‘ye destek vermekle yanlış yaptıklarını ifade edip günah çıkarmaya başladı.

Emekçilerin mücadelesi ile kazanılmış olan hakların neredeyse tamamı gasp edilirken bu süreç çıkarılan yasalarla taçlandırıldı. İşsizlik ve yoksulluk arttı, ekonomide büyüme yalanları ile bir avuç sermaye çevresi servetine servet kattı, zengin ve yoksul arasındaki gelir dağılımı uçurumu büyüdü.

Emperyalizmin aktif taşeronluğu rolü 2012 yılında zirveye ulaştı. NATO‘nun Lizbon Zirvesi‘nde alınan kararlar gereği Ortadoğu‘nun çevrelenmesi amacıyla Kürecik‘e füze radar sistemi kuruldu, Patriot füzelerinin gelişi için anlaşmalar yapıldı, yerler seçildi. Bölgesel bir savaşın içine sürüklendik. Savaş ve işgal politikaları ülkemizin ve bölgemizin geleceğini belirleyecek en temel gerçek halini aldı.

2012 yılında ayrıca doğa ve yaşam alanlarımızda “yeşil, çevreci ve doğa dostu” gibi sözcüklerin ön planda olduğu büyük bir yıkım yaşadık. Derelerimizden ormanlarımıza, meralarımızdan kentlerimize kadar tüm doğa ve yaşam alanlarımız sermayenin sömürüsüne sunuldu, yağmanın ve geri dönüşü olmayan tahribatın yasaları çıkarıldı.

2012 yılı en çok da mühendis, mimar ve şehir plancılarının ardı ardına darbe aldığı bir yıl oldu. Meslek alanlarımız, mesleğimiz ve Örgütümüz büyük bir saldırı yaşadı. İktidar ve sermaye çevrelerinin “150 milyar TL‘lik” rantına, talanına mani olduğumuz gerekçesiyle düşman ilan edildik. AKP‘nin “ustalık dönemi” adımlarının önünde bir engel olduğumuz için tasfiye edilmek istendik. Sermayenin azgın sömürüsüne yol vermediğimiz için bölünmek, parçalanmak istendik. Derelerimizi, ormanlarımızı, kıyılarımızı, meralarımızı geleceğimizin ve halkımızın yaşamının bir parçası olarak gördüğümüz, bilimi ve tekniği halkımızın hizmetine sunmayı kendimize görev biçtiğimiz için saldırıya uğradık. AKP‘nin operasyon odalarında verilen karar gereği harekete geçen yandaş televizyon ve gazetelerin kara propagandası ile yıpratılmak istendik.

2012 yılında TMMOB tarihindeki saldırıların en büyüğünü yaşadık. Saldırının son hamlesi olarak örgüt yapımızın değiştirilmesi yönünde bir “yasal müdahale” tezgahlandı. Yüz binlerce mühendis, mimar ve şehir plancısının bilincinden ve vicdanından beslenerek büyüyen, güçlenen “TMMOB anlayışımızın” imha edilmesi için bir torba yasa hazırlandı.

2012 yılında, kıyılarımıza, meralarımıza, kentlerimize ve örgütümüze aynı anda saldıran AKP‘nin torba yasasına karşı topyekun direnme kararı alarak harekete geçtik. Mücadele meşalemizi yaktık.

TMMOB‘nin yaktığı mücadele ateşi şimdi ülkenin dört bir yanına yayılıyor, büyüyor ve gelişiyor. Çalışanlarımızla, öğrencilerimizle, üyelerimizle yani TMMOB örgütlülüğüyle 2013 yılına büyük bir mücadele kararlılığı, inanç ve umut ile giriyoruz.

2013, mühendis, mimar ve şehir plancılarının halkımızın, ülkemizin ve örgütümüzün geleceğine müdahale edecekleri bir irade yılı olacak.

2013 yılı, TMMOB‘nin direnişine tanıklık edecek.

Eşit, özgür, demokratik ve bağımsız bir Türkiye özlemiyle, 2013 yılının gelecek güzel günlere dair bir umuda dönüşmesi dileğiyle, yeni mücadele yılımız kutlu olsun.

Mehmet Soğancı

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı

***

2013 yılı AKP eliyle inşa edilen “yeni” faşizan sömürü düzenine karşı mücadelemizin yükseleceği bir yıl olacaktır.

Emeğin, Barışın, Demokrasinin,Dayanışmanın egemen olduğu bir yıl dileğiyle; tüm emekçilerin, ezilenlerin yeni yılını kutluyoruz…

Yürütme Kurulu

KESK

***

Türkiye 2012 yılını izlenen ekonomik politikaların bir gereği olarak, emeğin hak ve çıkarlarına yönelik hak gaspı girişimleriyle geçirmiştir. Ulusal İstihdam Stratejisinin emek karşıtı hükümleri sürekli gündemde tutulurken, esnek çalışma biçimlerini yaygınlaştırma, özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi verilmesi, asgari ücretin bölgeselleştirilmesi, kıdem tazminatının budanarak fona dönüştürülmesi, taşeron işçiliğin kuralsızlaştırılarak yaygınlaştırılması girişimleri devam etmiştir. Yapılmak istenen her düzenlemede işveren talepleri gözetilirken, işçi konfederasyonları 2012 yılında da emek karşıtı hükümlerin hayata geçirilmesini engelleme mücadelesi içinde olmuştur. Çalışma hayatını düzenleyen yasa değişiklikleri de uzun çalışmalar sonucunda yasalaşmış, ancak çıkarılan yasa beklentileri karşılamamıştır.

2012 yılı içinde istihdam, işsizlik, enflasyon, cari açık, faiz oranları, ihracat, döviz fiyatları ve benzeri birçok alanda, resmi verilere bakarak olumlu gelişmeler yaşandığı ileri sürülse de başta işçiler olmak üzere dar ve sabit gelirli kesimlerin günlük yaşantısına bunlar yansımamıştır. Gelir dağılımındaki bozukluk ve artan sosyal eşitsizlikler, kayıtdışı ve güvencesiz işlerin yaygınlığı, insana yakışır iş sağlanması ile ücret gelirlerinin satın alma gücündeki yetersizlikler, sosyal güvenlik hakkındaki kısıtlamalar, sağlık hizmetlerinin karşılanmasında katılım payı uygulaması, sendikal örgütlenmenin ve toplu iş sözleşmesi bağıtlanmasının önündeki engeller bir arada değerlendirildiğinde çalışanların karşı karşıya kaldığı sorunların boyutu ortaya çıkacaktır.

Toplumun ağırlıklı bir kesiminin karşı karşıya kaldığı yoksulluk ve sosyal dışlanmayla mücadele emek kesiminin çalışma programındadır. Bu çerçevede asgari ücret belirlemeleri önemlidir. TÜRK-İŞ asgari ücret belirleme çalışmalarında insanlık onuruyla bağdaşacak bir tutarın esas olmasını; asgari ücretin en düşük memur maaşının ve TÜİK verilerinin dikkate alınarak belirlenmesini istemiştir. TÜRK-İŞ’ in asgari ücretle ile ilgili bu ve diğer taleplerinin dikkate alınmaması, muhalefet şerhi koymasını beraberinde getirmiştir.

Küresel ekonomik krizin ülkeye yansımaları devam etmektedir. Bu durum, işgücü maliyetlerinin düşürülmesi ve işgücü üzerinde işsizlik tehdidini arttırdığı gibi çalışma koşullarına ilişkin standart ve kuralların da değiştirilmesi için baskıya yol açmaktadır.

Hükümetin 2013 yılında uygulayacağı ekonomik politikaların çerçevesi, gerek orta vadeli programda, gerek yıllık programda ve gerekse 2013 Mali Yılı Bütçesinde ortaya konulmuştur. Görünen odur ki; küresel ekonomide devam eden sorunlar çıkış noktası yapılarak, uygulanagelen para, maliye, gelirler politikaları sürdürülecektir. Bu durumda, emekçilerin yaşama ve çalışma koşullarının önümüzdeki yılda da iyileşebilmesinin mümkün olmayacağı; 2012 yılında sürekli gündemde tutulan başta kıdem tazminatının budanarak fona dönüştürülmesi olmak üzere Ulusal İstihdam Stratejisi’nin emek karşıtı hükümlerinin hayata geçirilme çabalarının 2013 yılında da devam edeceği anlaşılmaktadır.

Çalışanların çaresizliğini, iş ve geçim şartlarındaki tedirginliklerini çıkış noktası yaparak çalışma hayatının yeniden kurgulanması, istihdam biçimlerinin değiştirilmesi, uzun mücadeleler sonucu kazanılmış haklarının tartışma konusu edilmesi kimseye yarar getirmeyecek, işyerlerindeki huzuru bozacak ve TÜRK-İŞ topluluğunun hoşnutsuzluğunu beraberinde getirecektir. TÜRK-İŞ, çalışanların hak ve çıkarlarını gaspetmeye yönelik politikalara karşı mücadeleye devam edecektir.

2012 yılı Türkiye açısından iç siyasetteki kısır çekişmeler ve ciddi üslup sorunları ile de hatırlanacaktır. Başta komşularımızla ilişkiler ve terör olmak üzere Türkiye’nin en önemli sorunlarında bile siyasilerin bir diyalog zemininde buluşamaması ve birbirlerine karşı kullandıkları sert, gergin üslup, 2013 yılında siyasetin önemli her konuda “sorun yaratmaya” değil, “sorun çözmeye odaklanması” açısından yeni bir başlangıcı gerekli kılmaktadır.

Uzun tutukluluk sürelerinin tartışılmaya devam edildiği 2012 yılında, yapılması planlanan Anayasa değişikliğinin de gerçekleşmemiş olması demokratikleşme sorunlarının devam ettiğinin göstergesi olmuş, kimi eylemlerde güvenlik güçlerince kullanılan orantısız güç toplumsal vicdanı yaralamaya devam etmiştir. Suriye’deki iç savaşın da etkisiyle artan terör olayları ve verdiğimiz şehitler halkımızın canını yakmaya devam etmiş, iç siyasetin şehitler üzerinden sürdürdüğü tartışmalar, acının daha da artmasını beraberinde getirmiştir.

İşçilerin çıkarı savaşta değil barıştadır. İşçilerin çıkarı kavgada değil, kucaklaşmadır. Bu çerçevede, işçiler için 2013 yılı, ülkedeki demokratik yapının çağdaş evrensel değerler ve ihtiyaçlar doğrultusunda tüm kurum ve kurallarıyla oluşturulması ve işler kılınması açısından da önem taşımaktadır.

TÜRK-İŞ, emeğe ve emekçi haklarına saygı ve duyarlılığın arttığı, emeğin ve emekçinin sorunlarının “insan odaklı” yaklaşımlarla çözümlendiği, çalışan hak ve özgürlüklerinin genişletildiği, işsizliğe ve yoksulluğa yatırım odaklı politikalarla köklü çözümler üretildiği, demokrasinin tüm kesimleri kapsayacak ölçüde genişletildiği, Anayasa’nın ve yasaların anti demokratik tüm hükümlerden arındırıldığı, kavgacı siyasi üslubun terk edildiği, PKK terörünün kökünün kazındığı bir Türkiye beklentisi içindedir.

TÜRK-İŞ, bu düşüncelerle, başta TÜRK-İŞ topluluğu olmak üzere tüm halkımızın yeni yılını kutlamakta, terör ve savaşlarla akan kanın durduğu, dünyada ve Türkiye’de barışın hakim olduğu yeni bir yıl dilemektedir.”

Mustafa Kumlu

TÜRK-İŞ Genel Başkanı

***

tisk

One Response

  1. Free Piano

    I like the method that you write. Great website. Lovely understanding over listed here. Wonderful! Great Web page. I will certainly share this specific with all my friends! Thanks for your great blogs! I won’t be able to wait to confirm some those out!…

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: