Dış politikada çözüme odaklı barıştan yanayız.



Kılıçdaroğlu’nun siyasetçi olabilmesi için daha, çok ekmek yemesi lazım!

  Türkiye ekonomisiyle Yunanistan ekonomisini, Türkiye demokrasisi ile Suriye demokrasisini kıyaslamak, olsa olsa elifi mertek zanneden bir zihniyetin eseri olabilir.Türkiye’yle yetinmedik dünyada ulaşabildiğimiz her ihtiyaç sahibine elimizi uzattık. Dünyanın her yerinde güçlünün değil haklının, hakkın yanında olduk. Mazlumlarla, mağdurlarla dayanışma içinde olarak tüm dünya halklarının sempatisini, takdirini teveccühünü kazandık.


Turkey activates 100 mln Euro loan program for Bosnia

***

Bölgemizdeki önemli gelişmelere, krizlere rağmen biz Türkiye’yi barışa, bir barış adası olarak, insanı değerlere katkı veren bir ülke olarak büyütmeye devam ediyoruz. Dış politikada çözüm odaklı, barış yanlısı aktif tutumumuzu muhafaza ediyoruz. Bölgesel meselenin çözümünde aktif inisiyatif alırken, küresel meselelerde de Türkiye’nin tezlerini gündeme getiriyor, güçlü şekilde savunuyoruz. BM’de, NATO’da, İslam Konferansı Örgütü’nde, Medeniyetler İttifakı girişiminde, G20’de daha nice uluslararası kuruluşta daha aktif görevler üstleniyoruz.

Filistin meselesinde, Suriye krizinde, Irak’taki gelişmelerde, Afganistan’da, Somali’de tamamen insanı odaklı, insan merkezli, medeniyetimizden devraldığımız mirasa uygun yaklaşım sergilemeye devam ediyoruz. AB reformlarımız, demokratikleşme reformlarımız, insan haklarını daha iyi standartlara ulaştırma gayretlerimiz 12 Haziran’dan bugüne değin hız kesmeden geldi, artan bir ivmeyle geldi, artan bir ivmeyle bu süreci devam ettiriyoruz.

Bizim üçüncü dönemde hız keseceğimizi iddia ettiler. Sizlere aktardığım özet veriler bile hız kesmediğimizi, tersine artan bir hızla yolumuza devam ettiğimizin göstergesidir. Grafiğimiz yükselmeye devam ediyor. Türkiye’nin içeride ve dışarıda grafiği hızla yükseliyor, Türkiye her geçen gün daha fazla dünyada ilgiyle, takdirle izlenen, örnek alınan bir ülke konumuna ulaşıyor. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıl dönümünde, 2023’te inşallah çok farklı, dünyanın en büyük 10 ülkesinden biri olan Türkiye’yi inşa etmeyi sürdüreceğiz.

Kılıçdaroğlu’nun çok ekmek yemesi lazım

CHP Genel Başkanı, ekonomide bizim başarılarımızı, daha doğrusu milletin, ülkenin başarılarını küçümseyerek, gerçekten çok haksız bir şekilde Yunanistan ekonomisinin Türkiye’den daha iyi olduğu yorumunu yapıyor. Gerçi Suriye’de demokrasi olduğunu, Türkiye’de olmadığını ifade ederek kıyaslarında ne kadar başarısız ve güvenilmez olduğunu da gösteren bir genel başkandır bu zat.

Kusura bakmasınlar, söylemek zorundayım; Anadolu’da ‘elifi görse mertek zanneder” diye güzel bir benzetme var ya… Tam da Sayın Kılıçdaroğlu’nun kıyaslarına denk düşüyor. Türkiye ekonomisiyle Yunanistan ekonomisini, Türkiye demokrasisi ile Suriye demokrasisini kıyaslamak, olsa olsa elifi mertek zanneden bir zihniyetin eseri olabilir. Başka bir şey olmaz. Kendisine hükümeti eleştirirken dozunu kaçırıp Türkiye’ye, bu aziz millete haksızlık yaptığını tekrar hatırlatmak istiyorum.

Dün çıkmış, CHP’nin grup toplantısında bize üslup dersi veriyor. Sayın Kılıçdaroğlu, sizin siyasette bir kere ders verme, müderrislik makamına erişmeniz için daha çok ekmek yemeniz, çok toz yutmanız lazım. Siz şu anda öğüt verme değil, öğüt alma makamındasınız. Sayın Kılıçdaroğlu’nun daha seçildiği kongrede başlattığı o çirkin üslubu belli bir seviyeye yükseltmek için biz iki yıldır uğraşıyoruz. Hala o üslup değişmedi, düzelmedi. Şimdi Allah var kendisi siyaset üslubu noktasında zaman zaman AK Parti’yi örnek alıyor, bizim tarzımızı ve üslubumuzu taklit etmeye çalışıyor. Ama siyaset üslubu olarak AK Parti üslubundan ziyade çok çok affedersiniz Sayın Bahçeli’nin diline, tarzına daha yakın olduğu gerçeğini de burada hatırlatmak durumundayım. Dost acı söyler ama gerçeği söyler. Sadece lafla, söylemle, imaj çalışmasıyla demokrat olunmaz. Zor zamanda ne söylediğin, nasıl tutum takındığın, hangi somut adımı attığın önem taşır.

Memurumuzu enflasyona ezdirmedik

Yapılan seçimlere rağmen ücretlerde popülist artışlara gitmedik ama çalışanlarımızı da mağdur etmedik. Küresel krize rağmen ücret artışına devam ettik ve ücretlileri enflasyona indirmedik. 2002 yılına göre en düşük memur maaşını yüzde 279 arttırdık. Ortalama memur maaşını yüzde 204, asgari ücreti yüzde 280 arttırdık. SSK’lı en düşük emekli aylığını yüzde 226, Bağkur en düşük emekli aylığını yüzde 660 oranında arttırdık. Herkes bunları görmemezlikten geliyor. Biz bir ülke yönetiyoruz. Eğer bu ülke, bu devlet bizden öncekilerin yönettiği gibi yönetilecek olursa bunun altında benim memleketimin evladı ezilecek. Ne ile ezilecek- Enflasyonla ezilecek.

Popülizmi hiçbir zaman tercih etmedik. Biz gerçek neyse onu söyledik, olması gereken neyse onu yaptık. Biz memurumuza, memur kardeşimize şunu söylüyoruz: Diyoruz ki biz sizi enflasyona ezdirdik mi kardeşim? Ezdirmedik. Yine ezdirmeyeceğiz. Şu anda 4+4 mü verdik. Eğer enflasyon yüzde 10 olursa aradaki fark ne? Yüzde 2. Biz size o yüzde 2’yi ödeyeceğiz. Enflasyon yüzde 6 olursa biz o yüzde 2’yi geri almayacağız. O sende kalacak. Bunu niye konuşmuyorsun- bunu konuşmuyorlar.

Biz burada bütün bu hesapları yaparken sendikalara şunu söylüyoruz; ya kardeşim biz bu paranın sahibi değiliz. Biz bu paranın emanetçisiyiz. Eğer biz bunu sizinle danışarak, anlaşarak iyi yönetemezsek bizden önce olduğu gibi yarın maaşını ödeyemeyen devletle karşı karşıya kalırsınız. Biz öyle olmak istemiyoruz. Biz güçlü bir Türkiye’nin bireyleri olarak yönetimdeyiz, siz de memurlarımızsınız, işçimizsiniz. El ele vereceğiz, hem ülkemizi büyüteceğiz, daha iyi bir noktaya geleceğiz. Büyüdükçe de geliştikçe de toplu görüşmelerde alınacak olan zamlar, verilecek olan zamlar da daha fazla olacaktır. Ama şu anda gösterge bu. Bunu daha ileriye götürmeye kalkarsak bu yatırımları yapamayız.

Modern bir Türkiye’de yaşadığınızı söylüyorsunuz. Bak altınıza aldığınız arabalar, öyle evler var ki, öyle memur kardeşlerim var ki. Evinde bir bakıyorum hanımının altında bir araba, kendi altında bir araba, iki tane araba var. Bunların herhalde bir çoğuna şahitsiniz. Ama daha önce böyle bir şey yoktu. Hatta ben kendilerine araba alacağına önce ev al tavsiyesi yapıyorum.


Recep Tayyip Erdoğan
Başbakan.

Konuşmanın Tamamı.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this: