5. Teşvik sisteminde hiçbir ilin özel kriteri yok!


Farklılıkları bir an önce ortadan kaldırmak, Doğu’yu, Güneydoğu’yu ayağa kaldırırken, ülkenin diğer bölgelerini de rahatlatmak gerekiyor.

Şu anda bu bölgede (Doğu ve Güneydoğu) özellikle terör tehdidi olmamış olsa, inanıyorum ki, bu bölge süratle sıçrayacaktır. Süratle kendisine yakın bölgelerdeki o ekonomik gelişmeyi o da yakalayacaktır. Ama terör örgütü acımasız olarak bölgesine, bölge insanına ihanet etmektedir. Terör örgütü, bölgeye yatırım gelmemesi, bölgede yatırım yapılmaması, dolayısıyla bölgenin sorunlarının çözülmemesi için elinden geleni yapıyor. Biz, Hükümet olarak tüm bu engellemeleri aşıyoruz, aşacağız.

Turkish government unveils economic stimulus package

La croissance turque sera-t-elle victime de son succès ?

***

Elbette burada on yılların ihmali var. Elbette burada, devletin, hükümetlerin, kurumların, sivil toplumun, sanayicinin, yatırımcının ihmali var. Ama, özellikle son 9,5 yıl boyunca, bu durumun değişmesinin önündeki en önemli engelin de terör ve terör örgütü olduğunu da ifade etmek durumundayım. Şu anda bu bölgede özellikle terör tehdidi olmamış olsa, inanıyorum ki, bu bölge süratle sıçrayacaktır. Süratle kendisine yakın bölgelerdeki o ekonomik gelişmeyi o da yakalayacaktır. Ama terör örgütü acımasız olarak bölgesine, bölge insanına ihanet etmektedir. Terör örgütü, bölgeye yatırım gelmemesi, bölgede yatırım yapılmaması, dolayısıyla bölgenin sorunlarının çözülmemesi için elinden geleni yapıyor. Biz, Hükümet olarak tüm bu engellemeleri aşıyoruz, aşacağız. Okullarla, en modern hastanelerle, yollarla, köprülerle, barajlarla, havaalanlarıyla, büyük projelerle bölgenin çehresini hızla değiştiriyoruz. Bu değişim, sadece Hükümetin, sadece devletin girişimleriyle nihai başarıya şüphesiz ki ulaşmaz. Özel sektörün mutlaka ve mutlaka bölgeye girmesi, gelmesi, fedakârlıkta bulunması, hem bölgenin imkânlarından yararlanması, hem de bölgeye katkı sağlaması gerekiyor. Özellikle o bölgenin insanlarının, bölge girişimcilerinin, bölgede yatırım yapmalarını çok çok önemsiyorum. Gelip kendi memleketlerine, kendi baba-ana yurtlarına, ocaklarına yatırım yapmalarını özellikle tekrar hatırlatıyorum. Zira ülkenin bir tarafı yoksulluk içindeyken, diğer tarafı kalkınamaz. Bir yanda sorun varken, diğer yanda tam anlamıyla huzur sağlanamaz. Bakınız biz şu anda bildiğiniz gibi, Hakkâri Yüksekova’ya havaalanı yapıyoruz. Iğdır’a havaalanı yapıyoruz, aynı şekilde Şırnak’ta havaalanı yapıyoruz. Niçin? Buraların da standartlarını yükseltelim diye ve yarın TÜİK bu değerlendirmelerini yaparken, işte bu havaalanları oradaki oranı yapacak, olumlu istikamette etkileyecektir. Üniversitelerimiz aynı şekilde, okullarımız aynı şekilde.. Bu teşvik sisteminin, yatırımcıları, hatta uluslararası yatırımcıları artık bölgeye daha fazla çekeceğine inanıyorum.

Türkiye ekonomisi, Hükümetimiz döneminde son derece dinamik, güvenli ve istikrarlı bir yapı sergiliyor. 2002 sonundan itibaren, küresel krizin en ağır seyrettiği 2009 yılı hariç olmak üzere Türkiye ekonomisi sürekli büyüme kaydetti. 230 milyar dolardan devraldığımız gayri safi milli hâsıla, 9 yılda 3 kattan fazla artış göstererek, 2011 sonunda 772 milyar dolara yükseldi. 36 milyar dolardan devraldığımız ihracat 135 milyar dolara; 27 milyar dolardan devraldığımız Merkez Bankası rezervi 91 milyar dolara ulaştı. Kronik enflasyonda, işsizlik oranlarında ve faizlerde tarihi seviyelerde düşüş kaydettik. Avrupa Birliği tanımlı borç stokunun milli gelire oranı, biz görevi devraldığımızda, yüzde 74 seviyesindeydi; bugün yüzde 39’a düştü. Kamu Net Borç Stoku’nun Milli Gelire oranı da, 2002 yılında yüzde 61,5 iken, bugün yüzde 22 oldu. Esasen, ekonomideki büyümenin, ekonominin geldiği noktanın görülmesi açısından, yatırımlar özellikle önem arzediyor. 2002 yılında, toplam yatırım miktarı 59 milyar Lira iken, 2011 sonunda bu miktar, yaklaşık 5 kat artışla 283 milyar lira oldu. Özel sektörün yatırımları da, 43 milyar Lira’dan 235 milyar Liraya yükseldi. Yatırımlardaki bu ciddi artış, 9 yıldır Türkiye’ye hâkim olan güven ve istikrarın bir neticesidir. Sürekli söylüyorum. Bu iki kelime, bizim aslında tırmanışımızın en önemli sırrıdır. Bugün artık yatırımcı önünü görebiliyor, siyasete güveniyor, devlete güveniyor ve ayağını yere sağlam basarak ilerliyor.

Hiçbir konuda yap-boza izin vermiyoruz. Güven var, istikrar var. Aldığımız kararların arkasında sağlam duruyor, böylece ekonominin tüm aktörlerinin ufuklarını net olarak görebilmelerini sağlıyoruz. Elbette, bu 9 yıllık süreçte, uygulamaya koyduğumuz teşvikler de, yatırımların bu oranda artmasına katkı sağladı. Biz, geçmiş hükümetler dönemlerinde olduğu gibi, belli bölgelere, belli zümrelere, belli çevrelere değil, tüm Türkiye’ye hitap edecek bir teşvik anlayışını hâkim kıldık. Teşviklerin ölü doğmasına mahal vermediğimiz gibi, suiistimal edilmesine de asla müsaade etmedik. 9 yıllık süreçte, günün şartlarına, ulusal ve küresel ekonominin seyrine göre, teşvik sistemini yeniledik. Yeni ihtiyaçları, yeni şartları gözettik, küresel ekonomideki gelişmelere ve krizlere göre teşvikleri yeniledik, sürekli müteyakkız olduk ve yeni gelişmelere uyum sağladık. 5.teşvik sistemi de, aynı şekilde yeni şartların, yeni ihtiyaçların, ulusal ve küresel ekonomideki yeni gelişmelerin ışığında hazırlanmış bir teşvik sistemidir. Küresel kriz sürecinde yüzde 8,5 gibi rekor bir seviyede büyüyen, krizde işsizliğini düşüren, krizde ihracatını artıran, güçlü, dirençli, sağlam bir ekonomi için hazırlanmış bir teşvik sistemini bugün kamuoyuna açıklıyoruz.

2009 yılında uygulamaya koyduğumuz teşvik sisteminde çok ciddi başarı kaydettik ve o gün ortaya koyduğumuz hedeflere ulaştık. Temmuz 2009’dan bugüne kadar, mevcut teşvik uygulaması kapsamında, 11 bin 382 adet teşvik belgesi düzenlendi. Bu belgeler kapsamında, 157 milyar Lira tutarında yatırım, 375 bin 609 kişilik de yeni istihdam öngörüldü. 2009 yılında uygulamaya koyduğumuz mevcut sistem, bir önceki, 2006 yılındaki sisteme göre, belge sayısı itibariyle yüzde 17; sabit yatırım tutarı itibariyle de yüzde 73 oranında artışa vesile oldu. Mevcut sistemle, yani şu anda uygulanan sistemle, özellikle bölgesel gelişmişlik farklarını azaltmayı hedeflemiştik. Nitekim, alınan teşvik belgelerinin yüzde 21’i 4’üncü bölgeye, yüzde 33’ü de 3’üncü bölgeye aittir. Yani teşvik belgelerinin yarıdan fazlası, hedeflediğimiz gibi daha az gelişmiş bölgelere gitmiştir. En az gelişmiş 4’üncü Bölge’de teşvik belgeleri yüzde 45; üçüncü bölgede de yüzde 88 artış kaydetmiştir. Öngörülen sabit yatırım tutarı açısından baktığınızda, mevcut sistem, bir öncekine göre, 3’üncü Bölge’de sabit yatırımlar yüzde 70; 4’üncü bölgede de yüzde 72 artış göstermiştir. Aynı şekilde, öngörülen istihdam tutarlarının 3’üncü bölgede yüzde 10; 4’üncü bölgede yüzde 70 oranında arttığı görülmektedir. 2009 yılından bugüne kadar uygulanan teşvik sistemiyle, yüzde 72 gibi büyük bir oranda, KOMPLE YENİ YATIRIM öngörülmüş, burada da hedefimiz gerçekleşmiştir.

Biz, bu mevcut sistemle, Büyük Ölçekli yatırımları, özellikle de uluslararası doğrudan yatırımları ülkemize çekmeyi hedeflemiştik. Sonuçlar incelendiğinde, bunda da başarı sağladığımız görülecektir. Nitekim bunu artık bizim dışımızda özellikle de dünya medyası artık tespit etmiş ve bu gerçeği teyit etmiştir. Sonuç itibariyle, mevcut teşvik sistemi, Türkiye’nin tüm bölgelerinde yatırımların arttırılması bakımından etkili sonuçlar doğurmuştur. Bu nedenle sistemin yapısını temel olarak, önümüzdeki dönemde de muhafaza ediyoruz, yeni Teşvik sistemini de bu temel üzerine inşa ediyoruz.

Hükümet olarak, 2023 yılına ilişkin bazı çok önemli hedeflerimiz var. İnşallah, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yıldönümünde, 2 trilyon dolar milli gelirle dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı hedefliyoruz. 12 Haziran seçimleri sonrasında, bu hedefe yönelik olarak, idari yapıda bazı değişiklikler gerçekleştirdik. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat süreçlerinin yani reel ekonominin eşgüdümünü sağlamak üzere kurumsal altyapıyı oluşturduk ve bu amaçla Ekonomi Bakanlığını tesis ettik. Daha önce bildiğiniz gibi, Ekonomi Bakanlığı Devlet Bakanlığı adı altında Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı, kendi bütçesi yok, böyle bir şekilde Başbakanlığa bağlı yürüyor, çalışıyordu. Adeta böyle bir sekretaryası da kendi içinde yoğrulmuş, artık nerden ne gelecek belli olmayan bu tür adımlar atıyordu. Ama şimdi kendi bütçesi olan, kendi kurumsal yapısı olan ve bu noktada kendi iradesini kullanabilecek noktaya gelmiştir. Bununla; Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü ile Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü, Ekonomi Bakanlığımızın çatısı altında birleşti. Bu değişimin ardından, Ekonomi Bakanlığımız hızla yeni teşvik sistemi üzerinde çalışmaları başlattı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Türkiye İhracatçılar Meclisi ve YASED başta olmak üzere, ilgili bütün sivil toplum kuruluşlarıyla, odalarla, birliklerle, derneklerle, bireysel yatırımcılarla yoğun istişarelerde bulunduk. İlgili tüm bakanlıklarımız bu yeni teşvik sisteminin üzerinde koordineli şekilde çalıştılar.

Öncelikle, bu yeni sistemle, Cari açığın azaltılması amacıyla ithalat bağımlılığı yüksek olan ara malı ve ürünlerin ülkemizde yatırım ve üretiminin artırılmasını hedefliyoruz. En az gelişmiş bölgelere sağlanan yatırım desteklerinin artırılmasını; Bölgesel gelişmişlik farklılıklarının giderilmesini; Destek unsurlarının etkinliğinin artırılmasını; Kümelenme faaliyetlerinin desteklenmesini; Teknolojik dönüşümü sağlayacak yüksek ve orta-yüksek teknoloji içeren yatırımların desteklenmesini bu yeni sistemle hedefliyoruz. Bu hedefler doğrultusunda oluşturulan yeni teşvik sistemimiz, dört ana bileşenden oluşuyor:

ü  Genel Teşvik Uygulamaları,

ü  Bölgesel Teşvik Uygulamaları,

ü  Büyük Ölçekli Yatırımların Teşviki,

ü  Stratejik Yatırımların Teşviki.

Peki yeni sistemle, yatırım yapacak olanlara, yatırımcılara neler getiriyoruz.

ü  Katma Değer Vergisi (KDV) İstisnası,

ü  Gümrük Vergisi Muafiyeti,

ü  Vergi İndirimi,

ü  Sigorta Primi İşveren Hissesi Desteği (asgari ücret üzerinden),

ü  Faiz Desteği,

ü  Yatırım Yeri Tahsisi,

ü  Gelir Vergisi Stopajı Desteği,

ü  KDV İadesi Desteği sağlayacağız.

 

Söz konusu desteklerin tamamından veya bir bölümünden, yatırımın büyüklüğüne, bölgesine ve konusuna göre, değişen oran ve sürelerde yararlanma imkânı olacak. Yeni teşvik sistemiyle, sanayimizin yapısal dönüşümüne katkı sağlayacak STRATEJİK YATIRIMLARI özellikle destekleyeceğiz. Böylece, ithal etmek zorunda kaldığımız malların ülkemizde üretimini teşvik etmiş olacağız. Bu kapsamda yatırım yapılacak yere, yatırımcı karar verecek. Bu çerçevede, hangi ilde yapılırsa yapılsın Stratejik Yatırımlar aynı desteklerle ve aynı koşullar altında desteklenecek. Yeni teşvik sistemiyle, STRATEJİK YATIRIMLARA şu destekleri sağlıyoruz:

ü  Yatırım malı ithal makine ve teçhizat için gümrük vergisi muafiyeti,

ü  Makine ve teçhizat için ayrıca KDV istisnası,

ü  Yatırımın tamamlanmasını müteakiben 7 yıl süreyle sigorta primi işveren hissesi desteği,

ü  Yapılan yatırım tutarının yüzde 50’sine tekabül eden miktarda vergi indirimi imkânı,

ü  Yatırımcıların kullanacakları yatırım kredileri için 50 milyon Liraya ulaşan faiz desteği,

ü  Yatırım yeri tahsisi,

ü  Asgari 500 milyon TL tutarındaki yatırımların bina-inşaat harcamaları için KDV İadesi

Bu çerçevede ilk defa uygulamaya koyacağımız KDV İadesi desteği ile yatırımcıların, yatırım dönemindeki finansman yükünü hafifletilmiş olacağız. Stratejik yatırımların, birazdan açıklayacağım 6’ıncı Bölgede yapılacak olması durumunda, biraz önce ifade ettiğim desteklere ilave olarak, işçilerin asgari ücretleri üzerinden hesaplanan Gelir Vergisi Stopajı Desteği de sağlayacağız. Stratejik Yatırımların Teşvikiyle, ithalat bağımlılığı bulunan ürünlerin Türkiye’de üretilmesini, cari açığın da buna bağlı olarak azaltılmasını hedefliyoruz. İnanıyorum ki, hem yerli yatırımcı, hem uluslararası yatırımcı, bu cazip teşviklerden yararlanacak, bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirecektir. Yeni teşvik sisteminde, bazı lokomotif sektörleri de destekliyoruz. Bu çerçevede, belirli büyüklükteki savunma, havacılık ve uzay alanındaki yatırımlar ile otomotiv, uzay veya savunma sanayine yönelik test merkezleri ve rüzgâr tüneli yatırımlarının, yatırım yerine bakılmaksızın, 5’inci bölge desteklerinden yararlanmasını getiriyoruz. Özellikli eczacılık ürünleri olan, biyoteknolojik ve onkolojik ilaçlar ile kan ürünleri üretimine yönelik yatırımların, yatırım yeri dikkate alınmaksızın, aynı şekilde 5’inci bölge desteklerinden yararlanmasını sağlıyoruz. Yeni teşvik sisteminde, eğitim yatırımlarını da öncelikli olarak destekliyoruz. Özel sektör tarafından gerçekleştirilecek olan ilk, orta ve lise eğitim yatırımları, hangi ilde yapılırsa yapılsın, Bölgesel Teşvik Uygulamaları kapsamında 5’inci bölge desteklerinden yararlanacak. Demiryolu ve denizyolu ile yük ve yolcu taşımacılığına yönelik yatırımlar, madencilik yatırımları, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinde yapılacak turizm yatırımları da aynı şekilde, nerede olursa olsun, 5’inci bölge desteklerinden yararlanabilecek. Yeni sistemle, 2009 yılından beri uyguladığımız “Bölgesel Teşvik Uygulaması”nın etkinliğini artırmayı hedefliyoruz. Türkiye genelinde, yatırım havzalarının oluşturulmasını, sektörler arasında işbirliği ve kümelenmenin teşvik edilmesini sağlayarak Ar-Ge projelerinin de katkısıyla üretim ve ihracatın artacağına inanıyoruz. Bu kapsamda öncelikle, “Bölgesel Teşvik Uygulaması”na esas teşkil eden bölgesel haritayı yeniden ele aldık. Kalkınma Bakanlığımız, “İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması” çalışmasını yeniledi. Böylece, illerimizi, sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyine göre, 6 ayrı bölgede sınıflandırdık. Böylece, bu yeni teşvik uygulamasında, bölgesel sistem yerine, “İl Bazlı Bölgesel Teşvik Sistemi”ne geçiyoruz. Şurası özellikle önemli: İllerin, bölgesel dağılımdaki yerleri, daha sonra TÜİK’in periyodik çalışmaları sonucunda elde edilecek veriler çerçevesinde gözden geçirilebilecek, bir değişim varsa, illerimizin listedeki yeri de ona göre değişebilecektir. Yani bu sabit değildir, değişkendir. Bu gelişmelere göre, bu değişecektir, sınıf atlayacaktır, belki düşecektir. Eğer yatırım, organize sanayi bölgesinde yapılıyorsa; Eğer, aynı sektörde faaliyet gösteren en az 5 yatırımcı bir araya gelip yatırım yapıyorsa; Ve eğer, AR-GE projeleri neticesinde geliştirilen ürünün üretimine yönelik bir yatırım yapılıyorsa, o zaman yatırımcı, bir alt bölgede uygulanan oran ve sürelerden yararlanacak.

Bu ne demek? Örneğin Çorum, 4’üncü bölgede bulunuyor. Eğer yatırımcı, Çorum’da, Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırım yaparsa, 4’üncü bölgenin değil, 5’inci bölgenin imkânlarından yararlanacak. Yeni sistemde, az gelişmiş illerimize, yani 6’ncı bölgede bulunan illerimize yapılacak yatırımları, daha avantajlı şekilde destekleyeceğiz. Bu illerimizde, asgari sabit yatırım tutarının üzerinde gerçekleştirilecek yatırımlar, sektör ayrımı yapılmaksızın bölgesel desteklerden yararlanacaklar. Bu illerde yatırım yapacak olanların, ödemeleri gereken sigorta primi işveren hissesinin asgari ücrete tekabül eden tutarı, 10 yıl süreyle; yatırımların organize sanayi bölgelerinde yapılması halinde ise 12 yıl süreyle devlet tarafından karşılanacaktır. Ayrıca, bu illerde gerçekleştirilecek yatırımlarda istihdam edilen işçilerin asgari ücretleri üzerinden hesaplanan gelir vergisi stopajına 10 yıl süreyle terkin imkânı getiriyoruz. Vergi indirimi desteğini de bu bölgede, diğer bölgelere nazaran daha yüksek oranlarda uyguluyoruz. Buna göre, 6’ncı bölgede yatırım yapacak firmalarımız, yatırımlarının yüzde 50’sine, organize sanayi bölgelerinde yapılacak yatırımlar için ise yüzde 55’ine tekabül eden tutar kadar vergi ödeme yükümlülüğünden muaf olacaktır. Yine bu bölgelerde gerçekleştirilecek yatırımlar için öngörülen faiz desteği tavanlarını yükseltiyoruz. Böylece, bu bölgedeki yatırımlara finansman desteği de sağlamış oluyoruz.

Yeni teşvik sisteminde, mevcut destek unsurlarında ve uygulamalarda, etkinliği artırıcı bazı değişiklikler de yaptık. Sigorta primi işveren hissesinin destek sürelerini, bölgeler itibariyle yeniden belirledik; ayrıca, bu destekten yararlanılabilecek azami destek tavanlarını da yükselttik. Örneğin 6’ıncı Bölge’de, 31 Aralık 2013 tarihine kadar başlanacak yatırımlarda, Sigorta Primi Desteği 10 yıl süreyle uygulanacak. Bu tarihten sonra başlanacak yatırımlarda ise bu süre 7 yıl olacak. Kurumlar veya gelir vergisi indirim oranları ile yatırıma katkı oranlarını, bölgeler itibariyle yeniden belirledik ve artırdık. Artırılan bu oranlar 2013 yılı sonuna kadar başlayan yatırımlar için geçerli olacak.

Önemli bir yenilik getiriyoruz: Yatırımcı, vergi indirimi desteğini, yatırım döneminde tüm faaliyetlerinden elde ettiği kazançlarına da uygulayabilecek. Örneğin, Kocaeli’nde yatırımı olan yatırımcı, gidip Muş’a da yatırım yaparsa, yatırıma katkı oranının yüzde 80’ini Kocaeli’nden elde ettiği kazancın vergisinden düşebilecek. Bu yeni düzenleme, değişen oranlarda uygulanacak ve 1’inci bölge haricindeki tüm bölgeleri kapsayacak. 3, 4, 5 ve 6’ncı bölgelerde uygulanacak faiz desteğinin azami destek tutarlarını artırıyoruz. Örneğin, 5’inci bölgede yatırım yapan bir yatırımcının, alacağı Türk Lirası kredi için 5 puan, döviz kredisi için 2 puan faizi devlet tarafından ödenecek. Azami faiz destek tutarlarını da 500 bin Lira ile 900 bin Lira arasındaki rakamlara kadar yükselttik. Sadece 6’ıncı bölgede düzenlenecek teşvik belgeleri kapsamındaki yatırımlarla sağlanan istihdam için asgari ücret üzerinden hesaplanacak gelir vergisi stopajı 10 yıl boyunca terkin edilecek. Bunların yanında, tersanelerin gemi inşa yatırımları kapsamında istihdam edilen işçiler için ödenmesi gereken sigorta primi, işveren hissesinin asgari ücrete tekabül eden kısmı yine devlet tarafından ödenecek. Son derece kapsamlı ve son derece kapsayıcı, taleplere, ihtiyaçlara cevap veren bir teşvik sistemini getiriyoruz. Yeni teşvik sistemi, 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere uygulamaya konulacak.

Başbakan Erdoğan’ın Yeni Teşvik Sistemini açıkladığı konuşmanın tam metni 

Başbakan Erdoğan’ın Yeni Teşvik Sistemini açıkladığı konuşmanın videosu ve tablolar.

 

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s

%d bloggers like this: