Alevilerin katli helal(mi)dir !


©Münir Kebir

Bilmeyenlere başta söyleyeyim, Cemahiriye; dini ve etnik toplulukların meydana getirdiği yönetim biçimi demektir.Yani Cumhurun erki değil, kitle ya da aşiret türü yığınların erki demek.

 

Türkçe’de bu kelime için “Komite” tanımlaması yer alır.Ama,doyurucu bir anlam taşımadığı için,düzene uygun kabul edilirse adına “Kurul” denilir.Düzene uygun görülmezse, illegal örgüt tamlamasıyla adlandırılır.

 

Bir de kendini cemahiriye yani belli bir amacı gerçekleştirmek üzere kitle olarak görenler cephesinden adlandırma vardır. Örneğin kendilerini İslamın savuncusu olarak görenler kendilerine ad seçerler.”Hizbullah” gibi…

 

Tabi iş bununla bitmiyor. Keşke bitseydi… Şayet bitmiş olsaydı,Cumhurun niteliği şeffaflaşırdı.

 

Ama bitmiyor…

 

Kemalistler,Aleviler,Kürtler,Türkler,Yahudiler,Hiristiyanlar,Ermeniler,Süryaniler,

Naraniler,İşçiler,Memurlar,Doğulular,Batılılar,Karadenizliler,Trakyalılar,Hemşolar……..daha da var da,bitmez.

 

Mesela,bir yerde üst geçite ihtiyaç var ama, o yerin mülki idare amiri ;amirmiş gibi amir olduğu için, o yerin sakinleri,kitlesel harekete geçerek kamuya ait karayolunu trafiğe kapatırlarsa, devletin memurları da,önce yapmayın etmeyin dedikten sonra amirmiş gibi amir olan oraya gelerek halkı teskin edip ardından yolu açıyorsa,bileceksiniz ki orada cemahiriye var.

 

*******

Bundan bir müddet önce, bu gruplarda bir kişi, Osmanlı Şeyhül islamlarından Ebusuud Efendiye söylemediğini bırakmadı. Güya Ebusuud Efendi,gece yatmış sabah kalkmış, bütün Alevilerin Katli helaldir demiş…(!?)

 

Okuyup geçtim.

 

Dün,CHP Başkan Yardımcısı, Muharrem İnce de, gazetecilere verdiği beyanatta aynı şeyi yaptı.

 

Ne Hükümetten,ne “Bismillah,Allahuekber” sözleriyle mukeddesatını savunanlardan ve ne de bir Allah kulundan Gık çıkıyor!….. İster istemez,İslama saygılı bir müslüman olarak garibime gitti. Kendi kendime dedim ki; Aleviler için katli helaldir hükmünü verenler tarihin tozlu sayfalarında…..Osmanlı döneminde,alevilere durduk yere kimse kaşın üstünde gözün var dememiş… Demişse, Aleviliğe değil de,”Elfaz-ı Küfür” yani küfre düşüren söz sarfedenlere söylenmiştir. Ayrıca,Osmanlı döneminde hiç kimse öz annesini alevi olduğu için öldürmemiş….öldürmüşse, Şah İsmail öldürmüştür. Yine Osmanlı döneminde,hiç bir yetkili bir aleviyi kızgın yağ kazanlarına atıp seyretmemiştir. Atmışsa Şah İsmail, Tebriz Caddelerinde kazanlarda yağ kaynatarak masum sunni müslümanları atmıştır.

Belge Mİ istiyorsunuz? Hay hay….Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın.

Yalnız,erkekçe delikanlıca çıkın,diyin ki; Biz aleviyiz,Sunni müslümanları gözümüz kaldırmıyor. Erkeklik, delikanlılık bunu gerektirir..

 

Yoksa,

 

Kalkıp ta, 500-550 sene önce yaşamış, ülkesine, milletine can siperane hizmet etmiş, değerli bir müslüman büyüğüne, bugünün demokratik,insan hakları penceresine kendinizi sıkıştırarak laf atmayın.. Atarsanız Cumhuriyeti, Cemahiriyeye dönüştürürsünüz, bundan da siz zararlı çıkarsınız…İki testiyi birbirine vurursanız biri kırılır biri çatlar. Unutmayın ki kırılan siz olursunuz…

 

Ebusuud Efendi (RA), Batıniliğe karşı çıkmıştır. Çünki, kurucusu ve başı Hasan Sabbah denilen afyoncudur. Buna talip olanlar,ister kendilerine alevi desinler,ister sunni….hepsinin katli, Kur’an ve Sünnetin emridir. Ebussud efendinin verdiği fetvaların kaynağı da kur’an ve sünnettir. Hedefi de failler değil, fiillerdir. Fiili işleyen kendine aleviliği reva görüyorsa alevinin, Sunniyse sunninin katli helaldir. Bu hüküm Ebussud efendinin ömrüyle de sınırlı olmayıp kıyamete kadar geçerlidir.

 

******

10 günden bu yana iş, Ebussud Efendiden koparıldı,geldi Seyid Rıza’ya dayandı….!?

Seyid Rıza Efendi masumdu ve dindardı…..

Kimse birdenbire ortaya çıkıp ta, Seyid Rıza efendiye küfretmedi, kötüydü, münafıktı, şuydu buydu diyen de olmadı…..

Diyen olduysa da, Alevi Cemahiriyesinden Tunceli Milletvekili,Hüseyin AYGÜN çıktı, gitti Fethullah Gülen’in yayın organına bilinçaltını kustu….

Efendim Neymiş?

“..(..)..Tayyip Erdoğan, PKK ile görüşülürken “Devlet görüşür.” diyormuş da, Dersim söz konusu olduğunda, “CHP yaptı.” diyerek başka bir hedef gösteriyormuş. Bu önermenin temelindeki, katliamı meşru gösterme çabası resmen sırıtıyor. ‘PKK ile devlet kurumları adına görüşmek’ nerede, ‘devlet adına bir şehirdeki sivil insanların üzerine bomba yağdırmak’ nerede?

İnsaf! “

Başbakan zaten, ya bu memleketi hepten batıracak, ya da eninde sonunda cemahiriyeye çevirecek… Adam futboldan başka hayatında bir şey öğren(e)memiş ki…..Tribün sevdalısı. Delikanlı başbakan de, vur kafasına al ekmeği elinden. Allah bizi kurtarsın.

Allah bizi kurtarsın da….Ama önce Allah bize akıl, dirayet, sevgi, kardeşlik versin. Bunlar yok…Başbakan,Başbakan değil….Bizim layıkımızdır. Biz böyle bir adama layıkız. Onun bir kabahati yok.

Bakın Celal Bayar Dersim olayıyla alakalı neler diyor:

Gazeteci: Bayar, Dersim’le ilgili bir özeleştiri yapmış mıydı size?

Hüsamettin Cindoruk: Yapmaz. Onlar nasıl insanlardı biliyor musun…? Milli mücadeleci adamlar! Zor bir kavga içindeler. Ölüm fermanıyla geziyorlar ve bir koca Osmanlı’yla hesaplaşarak devlet ortaya çıkarıyorlar. İşte o devlete karşı aşırı sahiplik duygusu gelişiyor onlarda. Devletin mülkiyeti bizde gibi hissediyorlar. O zamanlar kolay erişilebilen insan hakları sözleşmeleri de yok, bir tek kuralları esnek olan Milletler Cemiyeti var. Ne Atatürk’ün ne de diğerlerinin o dönemde öncelikleri hak ve hukuk değil. Bir devlet kurmanın kirli yanları varsa, onlar bunu kir diye görmüyordu

Bir tek bu açıklama, herşeyin cevabını vermez diyorsanız, gidin kara delikten girin, Atatürk’e yetişin , çıkın mani olun bakayım.

Kapatın gözlerinizi,karadelikten geçersiniz.Sonra açın gözlerinizi ve aynaya bakın.

*******

Benim bildiğim aleviler, bir ellerinde Hz.Ali efendimizin simgesi olan resmini,diğer ellerinde de Atatürk’ün posterini Türk Bayraklarıyla taşırlar.

Bu saygıdeğer Alevilere sesleniyorum. Samimiyetinize sahip çıkın. İskilipli merhum Süleyman Tunahan, Sunnilik adına değil, Kur’an ve Sünneti sahiplenme adına darağacına gönderildi. Bu gerçeği,yukarıdaki Hüsamettin Cindoruk’un açıklamasıyla birlikte göz önüne alarak, alevilik değerlendirmelerinizi yapın. Bu ülkede Takrir-i Sükun ve Şart Islahat Planının mağdurları bir tek aleviler değildir.

Unutmayalım: Bir nehirde ancak bir sefer yıkanabilinir, iki sefer değil.

%d bloggers like this: