Avrupa Parlamentosu : Sporda yolsuzluk ve şike – Filistin Devleti’ne destek – Kıbrıs kaygısı (en-tr)


Avrupa Parlamentosu´nun Sivil Özgürlükler, Adalet ve Içişleri Komisyonu, AP milletvekili Emine Bozkurt´un sporda yolsuzluk ve şikeye karşı geniş kapsamlı mücadele başlatılması ile ilgili önergesini oy birliği ile kabul etti.

 

Avrupa Parlamentosu´nun Sosyal Demokrat milletvekili Emine Bozkurt, AB üye devletlerinin ortalama % 50´sinde spor karşılaşmalarında yolsuzluk gerçekleştiğini, şikenin hızla büyüyen bir sorun olduğunu ve sonucu önceden belirlenmiş maçlar üzerinde bahis oynanarak çok büyük paralar kazanıldıgını söyleyerek şöyle devam etti: “2009 senesinde Almanya´da vuku bulan yolsuzluk sonucu AB üyesi 10 devlette oynanan 200´ü aşkın karşılaşma doğrudan ve ya dolaylı olarak tesir altında kalmıştır. Türkiye´de benzer bir skandal, Fenerbahçe ile ilgili olarak patlak vermiştir. Italya ve Finlandiya´da da sporda şike tespit edilmiştir. Tüm bu örnekler göstermektedir ki sporda şike Avrupa´da büyük boyutlara ulaşmıştır ve sonuçları önceden belirlenmiş maçlar üzerine oynanan bahislerden büyük paralar kazanılmaktadır. Bu durum mafya usulü uygulamalara yol açmaktadır ve bunun derhal durdurulması gereklidir.”

 

Organize suçlara karşı tüm Avrupa çapında ortak bir mücadeleye girişmenin zorunluluğundan yola çıkan Bozkurt, bu sebeple raporunda sporda şike ile başa çıkmak için polis teşkilatları arasında ortak uluslararası araştırma birimlerinin kurulmasını önerdi. Avrupa Polis Ofisi Europol de sporda yolsuzluk ve şike ile mücadele etmek için acilen ortak uluslararası araştırma birimleri kurma gerekliliğini kabul etti.

 

Bozkurt, güvenlik güçlerinin sıkı işbirliği içerisinde olması gerektiğini çünkü organize suç örgütlerinin günümüzde uluslararası düzeyde faaliyetlerde bulunduklarını söyledi. Sporda şikenin kâr oranı yüksek, risk oranı ve cezai müeyyideleri düşük, kazançlı bir iş olduğunu belirten Bozkurt, şikenin çoğu zaman uyuşturucu ve insan ticaretinden elde edilen kara paraları aklama yolu olduğuna dikkat çekti.

 

Bu sebeple Emine Bozkurt, tüm Avrupa Birliği ülkelerinin ceza kanunlarında sporda şikenin ortak bir tanımının yapılmasını istemektedir. Bozkurt, spor organizasyonlarının sporda yolsuzlukla mücadelede etkin rol alması gerektiğini belirtmektedir. Bu da ancak sporda yolsuzluk ve şikeye karşı sıfır tolerans yaklaşımının benimsenmesi ve lisanslı maç organizatörlerinin maç organizasyonu için izin verilmesinden evvel dikkatli bir incelemeden geçirilmesi ile mümkündür.

 

Geçen hafta Brüksel´de düzenlenen sporda şike ile ilgili konferansta Avrupa Komisyonu´nun spordan sorumlu üyesi Androulla Vassiliou, Europol ve futbol dünyası Bozkurt´un önerisine tam destek verdiklerini açıkladılar. Bugün kabul edilen öneri Bozkurt´un FIFA, UEFA, EOC, Europol, Eurojust ve sporla ilgili sivil toplum kuruluşları gibi konu ile ilişkili spor ve Avrupa kurumları ile yaptığı görüşmelerden sonra kendisi tarafından kaleme alınmıştır.

 

Bozkurt’s Opinion & Suggestions

The Committee on Civil Liberties, Justice and Home Affairs calls on the Committee on Culture and Education, as the committee responsible, to incorporate the following suggestions in its motion for a resolution:

1. Stresses the need for transparency and accountability in the governing structures of sport; calls on Sport Governing Bodies (SGBs) to adopt a zero-tolerance policy on corruption, to create independent teams for internal investigation and to establish close cooperation with law enforcement agencies;

2. Calls on the Member States to include a definition of sporting fraud in criminal law; calls on the Commission and the Member States to adopt a harmonised approach against corruption in sport; stresses the need to include all forms of corruption in sport in the Anti-Corruption Package;

3. Considers that match-fixing is a growing phenomenon in Europe and is an ‘attractive’ crime with high revenues and low sentences, often accompanied by organised crime related to money laundering, drug trafficking and human trafficking;

4. Calls on SGBs to scrutinise companies that serve as subcontractors for organising matches before granting licences; calls on SGBs to create an effective tool for monitoring matches; calls on Europol to work with joint investigation teams and to cooperate with Eurojust regarding corruption in sport; stresses the need to intensify cooperation with third countries in the fight against match-fixing;

5. Stresses the need for a binding agreement between SGBs and betting organisations on monitoring matches and combating fraud in sports; calls on betting organisations to take responsibility for keeping the sector clean;

6. Stresses that the fight against doping should be in full compliance with EU law; calls on the World Anti-Doping Agency to create an accurate and easy-to-use whereabouts administration system in line with EU law; stresses the need for statistics; notes the importance of punishing the use of doping rather than missed tests;

 

Related:

Developing the European dimension in sport

bg cs da de el en es et fi fr hu it lt lv mt nl pl pt ro sk sl sv

 

AMENDMENTS 1 – 17 (BOZKURT)

bg cs da de el en es et fi fr hu it lt lv mt nl pl pt ro sk sl sv

 

More:

 

Preventing misuse of public funds by criminal organisations : Preventing misuse of public funds by criminal organisations

Body scanners: collective security versus personal rights : Body scanners: collective security versus personal rights

Parliament condemns daily violence and discrimination : Parliament condemns daily violence and discrimination based on sexual orientation and gender identity

 

*****

Avrupa Parlamentosu´ndan Filistin´e Destek

 

Avrupa Parlamentosu bugün genel kurul oturumundaki oylamada Filistin´in Birleşmiş Milletler üyesi olmak için yaptığı başvuruyu haklı olarak nitelendirdi.

 

Avrupa Parlamentosu´nun Hollandalı sosyal demokrat milletvekili Emine Bozkurt, “Arap baharı devam etmekteyken Filistinlilere ´bu sizin baharınız değil´ diyemeyiz” diyerek Avrupa Parlamentosu´ndaki sosyal demokratların, Filistin devlet başkanı Mahmud Abbas´ın Filistin´in Birleşmiş Milletler üyesi olarak tanınması için yaptığı haklı başvuruyu desteklediklerini belirtti. AB üye devletlerinin bu konuda aynı çizgide buluşmasının AB´nin barış müzakerelerinde daha etkin bir rol oynaması manasına geleceğini dile getiren Bozkurt, kendi ülkesi Hollanda´nın AB´nin Filistin´e toplu destek vermesine engel olmasını eleştirdi.

 

Avrupa Parlamentosu´nun bugün kabul ettiği kararda 1967´deki sınırlara dayanan ve başkenti Kudüs olan iki devletli bir çözüm desteklenerek, Filistin devlet başkanı Mahmud Abbas´ın ve başbakan Salam Fayyad´ın devlet kurma çalışmalarındaki başarılarının takdirle karşıladındığı belirtiliyor. Kararda ayrıca Israil´in, Batı Şeria ve Doğu Kudüs´te devam etmekte olan tüm inşaatları durdurması isteniyor. Emine Bozkurt sözlerine söyle devam etti: “Israil daha iki gün önce Doğu Kudüs´te yeni yerleşimler kurulması için karar aldı. Bu barış sürecine katkıda bulunacak bir hareket değil. Müzakerelerde Filistinliler aleyhine bir dengesizlik mevcut. Birleşmiş Milletler nezdinde Filistin´in statüsünün artması müzakerelerde daha dengeli bir durum yaratacaktır.”

 

Avrupa Parlamentosu, üye devletlerden Filistin´in haklı başvurusu ile ilgili ortak bir tavır almalarını istedi ve Avrupa Birliği´nin bu sayede dörtlü içerisinde de daha aktif bir rol oynamaya devam etmesi gerektiğini kararlaştırdı. Bunun yanısıra Avrupa Parlamentosu´nun bu hafta onayladığı ticaret anlaşması ile 2012´den itibaren Filistin tarım ve balıkçılık ürünlerinin Avrupa Birliği´ne girişine izin verilmesinin de Filistin ekonomisini güçlendireceğini söyleyen Emine Bozkurt, bunun Filistin devletinin yaşayabilirliği ve iyi işleyişi için çok önemli olduğunu dile getirdi.

 

*****

Parliament supports Palestine’s “legitimate” bid for statehood

Parliament called Palestine’s bid for statehood “legitimate” in a resolution passed on Thursday, and said that a solution should be found within a year. MEPs believe, however, that Palestinian statehood should result from negotiations, during the current UN General Assembly session.

“The right of Palestinians to self-determination and to have their own state is unquestionable, as is the right of Israel to exist within safe borders”, says the resolution, adopted by a show of hands.

1967 borders, Jerusalem as capital

Parliament reiterates its strong support for the two-state solution on the basis of the 1967 borders with Jerusalem as capital of both states, and stresses that direct negotiations between Israelis and Palestinians should resume without delay.

The resolution underlines that “no changes to the pre-1967 borders, including with regard to Jerusalem, other than those agreed by the parties should be accepted”.

Common EU position needed

Parliament calls on the EU’s foreign affairs High Representative and Member States to find a common EU position on the Palestinian request and to avoid divisions among Member States. MEPs also underline that Member States and the international community should reconfirm their strong commitment to the security of the Israel.

Stop settlement construction

Parliament calls on the Israeli Government to stop all construction and extension of settlements in the West Bank and East Jerusalem. MEPs also insist that rocket attacks on Israel from the Gaza Strip should cease and a permanent truce should be agreed.

Overcoming obstacles to trade with EU key to Palestine’s development

Being able to tap the EU market with its 500 million consumers would greatly help the economic development of Palestine and on Tuesday MEPs backed an agreement with the Palestinian Authority giving fish and farm products from the Palestinian territories duty-free access to the EU. Israel has long profited from its trade links with the EU; the Parliament now seeks to extend such opportunities to the Palestinians.

The 2011 UNCTAD report on the Palestinian economy describes the bleak “reality of worsening long-term development prospects, caused by the ongoing loss of Palestinian land and natural resources, isolation from global markets, and fragmentation.”

Greek Socialist Maria Eleni Koppa, guided the trade agreement between the EU and the Palestinian Authority through the EP and explained that far from being destined for export “much of the agricultural produce, especially in exceptionally poor regions like the Gaza Strip, is geared towards subsistence farming” where even “survival is a daunting task”.

Other trade barriers

Ms Koppa said there are also obstacles to trade posed by “non-tariff barriers“, like check points, imposed by Israel on Palestinian exports that lead to high transaction costs and restrictions on the free movement of products.

Israel has “legitimate security concerns, but there are also human rights standards”, she said. “If ever Israel needed to demonstrate good will, it is in the current political context” regarding a more trade-friendly environment for Palestine, she added.

“Made in Israel”

The EP report highlights the problem of the status of goods from Israeli settlements in the occupied territories. Goods produced by factories and businesses in the settlements have been classified as “made in Israel”, allowing them to qualify for tariff-free access to the EU market, a practice ruled out by the European Court of Justice in February 2010.

“Marketing studies indicate a sizeable part of public opinion is opposed to consuming products from the settlements,” Ms Koppa said. People should be provided with clear information about what they consume, “it is every citizen’s duty to vote with their pocket,” she said. The establishment of an EU control mechanism over the origin of the products would help, she added.

The EU is Israel’s biggest trading partner, importing 29% of all Israeli exports. Under the EU-Israel association agreement Israeli products largely enter the EU market tariff-free. A human rights clause in the agreement says the “respect for human rights and democratic principles” is an “essential element”.

Finding a way forward

“Antagonizing Israeli public opinion or delivering threats is not the way forward for anyone familiar with the domestic political scene,” but the EU could use its economic leverage to push negotiations forward, Ms Koppa said.

“It’s hard to establish a political environment conducive to negotiation when the spectrum of hunger is haunting your constituency…(so) empowering Palestinians to survive, doing something to ameliorate the economic welfare of people living in absolute poverty, would do much for Israel’s moral authoritiy,” she said.

Further information :

Koppa report

Commission proposal for agreement, backed by the EP

EU-PA trade relations (Commission)

UNCTAD report on occupied territories

De Rossa interview on Palestine

*****

MEPs concerned at Turkey‘s threats towards Cyprus

In Tuesday evening’s debate, MEPs were united in their concern at the rising tensions between Turkey and the Republic of Cyprus in the dispute over oil and gas exploration. They condemned Turkey’s threats and stressed that any threat against one Member State was a threat against the whole EU.

A number of Members pointed to the growing importance of Turkey as a player in the region and underlined the need for good neighbourly relations, stressing that Turkey, a candidate for EU membership, must accept Cyprus as a member of the EU. Many underlined that the Republic of Cyprus has the right to explore for natural resources in its own economic zone while some suggested that both communities on the island should benefit from any exploitation of oil and gas resources.

Several MEPs made the point that this dispute comes at a critical point in the UN negotiations on the reunification of the divided island of Cyprus. Some Members objected to Commissioner Füle’s appeal for restraint from both sides, feeling that this should apply only to Turkey. Others took the view that while Turkey’s reaction to the announcement by the Government of the Republic of Cyprus that it was drilling for gas was not justified it was not surprising. All hoped that the dispute could be swiftly resolved.

You can watch the recording of the debate via the Video on Demand service (link below).

Video on demand

%d bloggers like this: