Liderlerden ‘Çifte Bayram’ Mesajları…


“Birlik ve beraberliğimizi daima korumalı, aramıza nifak sokmak isteyenlere fırsat vermemeliyiz…”


İnsanlar, arasındaki sevgi, saygı ve kardeşliğin pekişmesine, birlik ve beraberliğin güçlenmesine vesile olan bayramların, sosyal ve kültürel hayatımızda vazgeçilmez bir yeri olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Gül, bayramların toplumumuzu bir arada tutan en önemli yapı taşlarından biri olduğunu kaydederek, “Birlik ve beraberliğimizi daima korumalı, aramıza nifak sokmak isteyenlere asla fırsat vermemeliyiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Gül bayramların, dargınlıkları ve kırgınlıkları geride bırakarak, kucaklaşmak ve kaynaşmak yönünde güzel fırsatlar sunduğun da ifade ederek, Vatandaşların bu anlayışla, bu mübarek günleri en iyi şekilde değerlendireceğine olan inancını dile getirdi.

“SOMALİ’YE YARDIM ELİNİ UZATANLARA TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Bayramların aynı zamanda dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın imkânsızlıklar içindeki insanlara sahip çıkma ve kucak açma günü olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Gül Türkiye’nin büyük bir kıtlığın ve açlığın yaşandığı Somali’ye olan ilgisi ve öncülük ettiği yardımların, zor şartlar altındaki insanların umudunu yeşerttiğini belirterek, “Somaliye yardım elini uzatarak örnek bir duyarlılık sergileyen kadirşinas halkımıza, kurumlarımıza ve sivil toplum örgütlerimize takdir hislerimi ifade ediyor, minnet ve şükranlarımı sunuyorum.” dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, bir taraftan bayram coşkusunu yaşarken, diğer taraftan da ülkemizin ulaştığı seviyeyle gurur duyduğumuzu ve Türkiye’nin geleceğinin parlak olduğunu vurguladı.

“TÜRKİYE ÖNDE GELEN KÜRESEL BİR AKTÖR OLMA YOLUNDA İLERLİYOR”

Başta genç ve dinamik nüfusu olmak üzere büyük bir potansiyele sahip olan ülkemizin, her alandaki başarılarıyla, uluslararası alandaki aktif ve yapıcı teşebbüsleriyle dünyanın dikkatini çektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’nin, önde gelen küresel bir aktör olma yolunda ilerlediğini de vurguladı.

Ülkemizin birlik ve beraberlikten aldığı güçle, tüm sorunların elbirliğiyle aşılacağını, büyük bir özgüven içerisinde gelişimini sürdürerek, yeni dünya düzeninde hak ettiği yeri alacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Gül, toplumun tüm katmanlarında bu yönde güçlü bir iradenin bulunduğunu görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“ŞEHİTLERİZE RAHMET, GAZİLERİMİZE SAĞLIK VE MUTLULUKLAR DİLİYORUM”

Cumhurbaşkanı Gül, mesajına şu satırlarla son verdi; “Yurt içindeki ve yurt dışındaki bütün vatandaşlarımın, Türk ve İslam dünyasının Ramazan Bayramı’nı tekrar tebrik ediyorum. Şehitlerimize rahmet, gazilerimize sağlık ve mutluluklar diliyorum. Bayram’ın ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa barış, huzur, mutluluk getirmesini, dünyanın çeşitli bölgelerinde insanları tehdit eden huzursuzlukların sona ermesini Allah’tan temenni ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül

Mesajın tam metni. 

***

30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı

“Milletimizin tarihte eşi görülmemiş bir mücadele sergilediği Kurtuluş Savaşı’nı nihayete erdiren 30 Ağustos Zaferi’nin yıl dönümünü büyük bir coşku ve gururla kutluyoruz.

Vatanı işgal edilerek bağımsızlığına kastedilen Türk milleti, Büyük Atatürk’ün önderliğinde bir varoluş mücadelesi vermiştir.

Aziz milletimiz, Kurtuluş Savaşı’nda kaderini kendi elleriyle çizmiş, ecdadımızın büyük fedakarlıklarla vatan yaptığı mukaddes topraklarda sonsuza kadar bağımsız yaşama iradesini ortaya koymuştur.

Büyük Taarruz ve Başkomutan Meydan Muharebesi neticesinde kazanılan 30 Ağustos Zaferi, aynı zamanda Anadolu’nun ebediyyen Türk yurdu olduğunun ilanı, millet-ordu bütünleşmesinin göz kamaştıran sonucudur.

30 Ağustos Zaferi’nin ardından Atatürk’ün sağlam ve güçlü temeller üzerinde kurduğu modern Türkiye Cumhuriyeti, milletimizin engin deneyiminin ve onurlu bir hayat sürme idealinin ortaya çıkardığı eşsiz bir eserdir. Bu bakımdan 30 Ağustos Zaferi, Türk milleti için yeni bir başlangıçtır.

Bugün bizler de, bu şanlı tarihin mirasçısı olarak Türkiye Cumhuriyeti’ni muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak için var gücümüzle çalışıyoruz.

Milletçe birlik ve beraberlik içinde elde ettiğimiz başarılar, ülkemizin yolunun açık olduğunun en somut göstergesidir.

İnanıyorum ki Türkiye, ekonomisiyle, demokrasisiyle, Ordusuyla, istikrarını koruyan, uluslararası alanda ağırlığını sürekli artıran güçlü bir ülke olarak yükselmeye devam edecektir.

Bin yıldır bu topraklarda barış içinde yaşayan milletimizin birlik ve beraberliğini hiçbir güç zedeleyemeyecektir.

Türk Silahlı Kuvvetleri, dünya barışına katkılarıyla, uluslararası görevlerdeki başarısıyla ülkemizin saygınlığını artırmaktadır. Bölgesinde bir istikrar ve güven unsuru olan Türkiye’nin milli çıkarlarının ve güvenliğinin korunması için Kahraman Ordumuzun daima güçlü olması büyük önem taşımaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti, teröre karşı gece-gündüz, yaz-kış demeden kararlı bir mücadele yürütmektedir. Ülkemizin birlik ve bütünlüğünün korunması, halkımızın huzur ve esenliğinin sağlanması için yüksek bir vazife şuuruyla görevini yapan Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının, bu mücadeledeki fedakarlıkları takdire şayandır. Büyük bir özveri ve feragat timsali olan şehitlerimiz ve gazilerimiz, emsalsiz cesaretleriyle, kahramanlıklarıyla, milletimizin gönlünde müstesna yer edinmişlerdir.

30 Ağustos Zafer Bayramı’nda, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk’ü, silah ve dava arkadaşlarını, Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını, bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerimizi saygı ve rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum.

Büyük Zafer’in yıl dönümünde, milletimizin, tarihi zaferlerle dolu şanlı Ordumuzun mensuplarının, yurtdışında üstün başarıyla görev yapan birliklerimizin Zafer Bayramı’nı en içten duygularla kutluyor, vatandaşlarımıza selam ve sevgilerimi iletiyorum.”

***

“Her türlü dayanışma ve yüce duygunun tezahür ettiği, sevgi, barış, dostluk ve kardeşlik duygularının yoğunlaştığı, dargınların barıştığı, kucaklaşmanın yaşandığı bir Ramazan Bayramına daha erişmenin mutluluğunu yaşıyoruz.

Gönüllerimiz bir yandan bayram coşkusuyla dolarken, diğer yandan dünya üzerinde bayrama buruk gönüllerle giren insanların hüzün ve acılarını da aynı şekilde yüreklerimizde taşıyoruz.

Millet olarak, bu insanların yaşadığı acılara, bu insani trajedilere kayıtsız kalmamız, bunları görmezden gelmemiz düşünülemez.

Yüzyıllarca barış ve adalete öncülük eden Türkiye, ne mutlu ki, günümüzde de yaşanan hiçbir insani drama seyirci kalmıyor; dünyanın neresinde olursa olsun yoksul ve mazlum halklar için bir umut ülkesi olmayı sürdürüyor.

Geride bıraktığımız Ramazan ayı içerisinde, son 60 yılın en büyük kıtlık ve kuraklık tehlikesiyle yüz yüze gelen, açlık ve susuzlukla pençeleşen Somalili kardeşlerimizle eşsiz bir dayanışma örneği sergiledik.

Milletimizin sevgi ve merhameti, kendi kaderine terk edilen Somali halkının; acılar içinde kıvranan Somalili annelerin, babaların, çocukların yüreklerine su serpti, onların yüzlerini güldürdü.

Ben bu vesileyle, bu kampanyaya destek sağlayan bütün kamu kuruluşlarımıza, sivil toplum örgütlerimize, sorumlu medyamıza, sanatçılarımıza, vatandaşlarımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.

İnanıyorum ki, Ramazan ayı içinde başlatılan bu vicdan ve merhamet seferberliği, Ramazan Bayramı’nda ve bayramdan sonra da hız kesmeden sürecektir.

Türkiye, tarihten gelen sorumluluğuyla, dünyanın kriz bölgelerindeki halklara şefkat elini uzatmayı sürdürecek, dünyanın vicdanı olmaya devam edecektir.

Unutmayalım ki, bayramlar kardeşlik iklimini, dayanışma ruhunu, birlik ve beraberliğimizi tazeleme günüdür.

Bayramlarımızı bireyselleştirmek, bu günleri yalnızca tatil vesilesi kılmak, bizim kültürümüze ve bayramın ruhuna aykırıdır.

Onun için vatandaşlarımızdan özellikle rica ediyorum: Bayram sevincimizi, yaşlılarımızla, yoksul ve düşkünlerimizle de paylaşmayı asla ihmal etmeyelim, sevinçte de kederde de onlarla birlikte olduğumuzu gösterelim.

Aynı şekilde, şehitlerimizin yadigârlarını, ailelerini, çocuklarını, kahraman gazilerimizi, yetimlerimizi de unutmayalım.

Bu düşüncelerle yurtta ve yurtdışında bulunan bütün vatandaşlarımızın, tüm İslam âleminin Ramazan Bayramını kutluyor, bayramın tüm insanlığa bolluk, bereket, barış ve huzur getirmesini diliyorum.”

***

“Aziz milletimiz, tarih boyunca karşı karşıya kaldığı her zorlu sınavı başarıyla geçmiş ve elde ettiği sayısız zaferle dünya tarihine yön vermiştir.

 

            Malazgirt Savaşı’yla Anadolu’nun kapılarını ardına kadar açan kahraman milletimiz, Dumlupınar’daki Büyük Zafer’le birlikte, bu toprakların ilelebet bizim vatanımız kalacağını tüm dünyaya ilan etmiştir.

 

            Bu bakımdan, 1922 yılının 26 Ağustos sabahında Kocatepe’de başlayan, 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlık ettiği Meydan Muharebesiyle devam eden ve 9 Eylül’de İzmir’in kurtuluşu ile sonuçlanan büyük zaferler, milli belleğimizden asla silinmeyecektir.

 

            Keza, bağımsız Cumhuriyetimizin temelleri o günlerde elde edilen bu zaferlerle atılmıştır.

 

            Bu anlamlı hafta dolayısıyla, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, vatanın bağımsızlığı için cansiperane savaşan bütün istiklal kahramanlarımızı bir kez daha saygı ve rahmetle anıyorum.

 

            Hiç şüphesiz, elde edilen bu eşsiz zafer, kahraman Mehmetçiklerimizin gönlündeki vatan sevgisi, bağımsızlık ve hürriyet aşkıyla kazanılmıştır.

 

            İnanıyorum ki, bu yüksek ruh ve şuura sahip çıktıkça, yüreklerimizdeki vatan sevgisi ve aidiyeti daim oldukça, ülkemize yöneltilen her türlü tehdit berhava olacak, aziz milletimiz bu topraklar üzerinde ebediyen özgür ve huzurlu yaşayacaktır.

 

            Bu inanç ve düşüncelerle Zafer Haftası’nı kutluyor; düzenlenecek etkinliklerin, birlik ve beraberliğimizi pekiştirmesini diliyor, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bütün mensuplarını ve vatandaşlarımızı sevgiyle selamlıyorum.”

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan

***

“Barış ve dayanışmanın arttığı, akrabalık bağlarının güçlendiği bayramlar toplumsal coşku günleridir.
Çok köklü ve büyük gelenekleri olan bir kültürün ve medeniyetin evlatlarıyız.

Geleneklerimizi ve kültürel özelliklerimizi sürdürmek milli değerlerimizin ve vasıflarımızın da korunmasını sağlayacaktır.
Bayramlar eş, dost akraba ve yakınların hatırlandığı ve yoksulların gözetildiği çok özel günlerdir.

İhtiyaç sahiplerinin gözetilmesi, akrabaların hatırlanması ve büyüklerin ziyaret edilmesi toplumsal bağların gelişmesini sağlayacaktır.
Ülkemizde son dönemde artan terör olayları ve Afrika’da yaşanan açlık gibi felaketler bayrama buruk girmemize neden olmuştur.

Milletimiz, ülkesi ve milleti için can veren aziz şehitlerimizi unutmayacak ve daima rahmet ve şükranla yad edecektir.
Gazi ve şehit aileleriyle dayanışma içerisinde olunması, bayramın çok daha anlamlı bir şekilde geçirilmesini sağlayacaktır.

Terör gibi insanlığın düşmanı olan sorunlara verilecek yanıtlar bayramların birlik ve beraberlik ruhunda gizlidir.

Milletimiz, tarihten getirdiği, kökleri derinlerde olan bağlarını koruyacak ve terör badiresinden birlik ve beraberliğini sağlamlaştırarak çıkacaktır.
Ramazan bayramının, tüm dünyada barış ve hoşgörünün geliştirilmesine, Afrika kıtasında ve Somali gibi ülkelerde yaşanan açlık gibi sorunların azaltılmasına vesile olmasını diliyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle milletimizin ve İslam aleminin mübarek Ramazan bayramını kutluyor, tüm vatandaşlarımızın mutlu bir bayram geçirmelerini temenni ediyorum.

***

“Kurtuluş Savaşı, milletimizin, bağımsızlığı ve vatanı uğrunda birlik ve beraberlik içerisinde yazdığı büyük bir destandır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla başlayan milli mücadelemiz, kazanılan büyük zaferlerle sonuçlanmıştır.

Bu mücadele milletimizin bağımsızlığa inancının, ülkesine bağlılığının, özgür ve güçlü yaşama konusundaki kararlılığının bir ifadesidir.

Kurtuluş Savaşımızın zor koşullarında, milletimizin kahramanlığı, askerimizin cesareti ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderlik yetenekleriyle milletimiz zafere ulaşmıştır.

Bağımsızlık mücadelesinin ardından kurulan Cumhuriyetimiz, gelişen demokrasisi, güçlü ekonomisi, tarihi ve kültürel birikimiyle bölgesinin ve dünyanın ışık saçan ülkelerinden biri haline gelmiştir.

Demokrasimizi ve özgürlükleri daha da geliştirmek, kalkınma hamlelerini gerçekleştirerek ülkemizi muasır medeniyet düzeyinin üzerine çıkarmak temel hedefimizdir.

Milli mücadelemizdeki ruh, ülke ve millet sevgisi, dayanışma ve birlik anlayışı bizim için yol göstericidir.

Dünyanın güçlü ve etkin ordularından birine sahip olan Türkiye milli bütünlüğümüze ve güvenliğimize yönelik tehlikeleri bertaraf edecektir.

Kahramanlığı ve cesaretiyle tarihte özel bir yer edinen askerimiz bölgesinde ve dünyada barış ve istikrarın güvencesidir.

Bu duygu ve düşüncelerle, tüm Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyor, başta milli mücadelemizin önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm gazi ve şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum.”

T.B.M.M.Başkanı Cemil Çiçek

***

Bayramlar dayanışmadır, paylaşmadır, yardımlaşmadır,

Bayramlar komşusu aç yatarken, tok yatmamak, içte ve dışta yardıma ihtiyacı olanın yardımına koşmak, acısını, üzüntüsünü dindirmeye çalışmaktır.

Bayramlar dürüstlüktür, kul hakkına el uzatmamak, yetim hakkı yememektir.

Bu duygularla, renk, dil, din, inanç ve cinsiyet ayrımı gütmeden tüm vatandaşlarımızın sevgiyle kucaklaştığı, kutsal değerlerimizin siyasi ve bireysel çıkar hesabıyla istismar edilmediği bayram gibi bayramlarda buluşmak dileğiyle, tüm vatandaşlarımızın ve İslam aleminin Ramazan Bayramını kutluyor, sağlık, huzur, mutluluk temennisiyle sevgilerimi saygılarımı sunuyorum…”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu

Diğer :

Bozdağ’ın Ramazan Bayramı mesajı
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Türk milletinin en yakınından en uzağına kadar… »

Memleketimiz tüm insanlarıyla bir bütündür
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Geçmişte bütün yapılan hatalar, yaşanan tüm acı… »

Atila Emek : “Ramazan Bayramının halkımıza ve tüm İslam alemine sağlık, mutluluk ve barış getirmesini dilerim.”

%d bloggers like this: