AKP’nin “maskesi”ni düşürmek ve de CHP’yi tek başına iktidar yapmak !


AKP’nin Seçimde Başarısız Olmasına Yönelik Bir Proje Denemesi

* * * * *

Aşağıda sunmayı düşündüğümüz teklif CHP’ye olacaktır. Malumu olduğu üzere, Sn. Genel Başkan Kılıçdaroğlu önceki gün seçim vaatlerini sıralarken bedelli askerlik konusuna da değindi. Hatta bununla da yetinmeyip askerliğin 15 aydan 9 aya ve doğru anladı isem üniversite mezunlarına ise okurken yaz tatilinde yapıp-bitirme imkânı sunulması gerektiğinden bahsetti.

Daha da güzeli seçimi beklemeye gerek yok, şimdi yapalım diyor. Bu işe Genel Kurmay ne der, universitede okurken yaz tatilinde askerliğini yapıp ancak universiteyi bitiremeyen ve dolayısı ile de lise mezunu statüsünde kalacak kişilerin daha sonra nasıl muamele görecekleri ve sair kafa tırmalayan soruları bir kenara bırakırsak, yine seçim sonrasını beklemeden bugün hayata geçirilebilecek bir proje/düzenleme teklifi ile CHP’nin seçimden başarı ile çıkması kaçınılmaz olacaktır.

İşte yeni teklif: Sayın Kılıçdaroğlu bu haftaki seçim gezilerinin birinde Sn. Başbakan’a ve AKP’ye seslenerek desin ki “gelin seçimden önce Ayasofya’yı Camii haline dönüştürelim“.

İddia edilene göre AKP, Batı ve emperyalist güçlerin bir oyuncağı ise, böyle mühim bir konuda ciddi baskılara maruz kalacaktır ve bunu katiyen gerçekleştiremeyecektir!..

Yapamayınca da maskesi düşer ve Halkın gözünde CHP hemen ama hemen birinciliğe yükselir, büyük bir teveccühü hak eder.

Bu durumda doğacak sonuçlar şöyle olabilir:

AKP bu teklifi dikkate almaz, duymazdan gelir, Kılıçdaroğlu bir fenomen olur,

AKP buna seçim taktiği der, adım atmaz, CHP yine alır götürür,

AKP kabul eder, CHP bir sürü sevapla birlikte yine halkın gönlünde yer edinir.

Ayasofya Camii vakıf senedinde vakıf sahibi Fatih Sultan Mehmet Han 1 Haziran 1453’te şunları demiş:

“İşte bu benim Ayasofya Vakfiyem, dolayısıyla kim bu Ayasofya’yı camiye dönüştüren, vakfiyemi değiştirirse, bir maddesini tebdil ederse onu iptal veya tadile koşarsa, fasit veya fasık bir teville veya herhangi bir dalavereyle Ayasofya Camisi’nin vakıf hükmünü yürürlükten kaldırmaya kastederse, aslını değiştirir, füruuna itiraz eder ve bunları yapanlara yol gösterirse ve hatta yardım ederse ve kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkıp, camilikten çıkarır ve sahte evrak düzenleyerek, mütevellilik hakkı gibi şeyler ister yahut onu kendi batıl defterine kaydeder veya yalandan kendi hesabına geçirirse ifade ediyorum ki huzurunuzda, en büyük haram işlemiş ve günahları kazanmış olur. Bu sebeple, bu vakfiyeyi kim değiştirirse, Allah’ın, Peygamber’in, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen laneti onun ve onların üzerine olsun, azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakılmasın. Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır. Allah’ın azabı onlaradır. Allah işitendir, bilendir.”

* * *

Diğer gözüme takılan bir konu da, Japonya’daki olan son 140 yılın en büyük depremi! 2010 sonunda dünya üzerindeki onca medyum, falcı, kahin, astrolog ve bilumum nebatat 2011 tahminlerini söylediler. Biri dahi mi Japonya depremini bilemez?

Geçenlerde bir yazı okumuştum; Hz. Peygamberin doğumu ile birlikte semâvat haberlerine kulak hırsızlığı yapıp, gaybî haberleri kahinlere getiren cinlere bu kutlu doğum ile men gelmiş. Bunun nedeni de vahye şüphe getirmemekmiş… “De ki: Göklerde ve yerde Allah’dan başkası gaybı bilmez.” (Neml, 65)

©Gürbüz Yunus

%d bloggers like this: