Ergenekon Davası ve Tutukluluk Süresi…



ESKİ TCK CMUK ve YENİ TCK CMK:


“Tutukluluk süresi”

©Av.Hakan Hanlı

I. Ceza ve Ceza Usul Kanunlarının Zaman Bakımından Uygulanması: “Aleyhe Kanunun Geçmişe Yürütülmesi Yasağı İlkesi”

 

Yeni Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı ve 26 Eylül 2004) (“TCK”) “Zaman Bakımından Uygulama” başlıklı 7nci maddesinin 2nci fıkrası gereğince; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.

Bir başka ifadeyle, Aleyhe Kanunun Geçmişe Yürütülmesi Yasağı ilkesi gereğince; Kural: Kişiye suç işlediğinde yürürlükte olan yasanın uygulanmasıdır. İstisna: Suç işledikten sonra yürürlüğe giren YENİ yasa hükümleri failin: (i) lehine ise; yasa geçmişe yürür, yani uygulanır ve fail bu hükümlerden yararlanır, (ii) aleyhine ise, uygulanmaz.

 

II. Eski CMUK ve Yeni CMK: “Tutukluluk Süresi”

 

Eski Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (1412 sayılı ve 4 Nisan 1929) (“CMUK”) “Tutuklulukta Geçecek Süre” başlıklı 110ncu maddesi; “Hazırlık soruşturmasında tutukluluk süresi azami altı aydır. Kamu davasının açılması halinde bu süre hazırlık soruşturmasında tutuklukta geçen süre dahil iki (2) yılı geçemez.

……

Yedi sene ve daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezalar ile ölüm cezasını gerektiren suçlarda tutuklama sebebine, delillerin durumuna ve sanığın şahsi hallerine göre tutukluluk halinin devamına veya sona erdirilmesine veya uygun görülecek nakdi kefaleti vermesi şartıyla sanığın tahliyesine karar verilebilir.”

Eski Ceza Muhakemesi Kanunu (5271 sayılı ve 4 Aralık 2004) (“CMK”) “Tutuklulukta Geçecek Süre” başlıklı (31 Aralık 2010 yürürlük) 102nci maddesi; “……. (2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki (2) yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç (3) yılı geçemez. (3) Bu Maddede öngörülen uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir”.

III. Ergenekon Davası ve Tutukluluk Süresi

Ergenekon Davası sanıklarının tutukluluk süresi, Eski CMUK’un 110ncu maddesine iki (2) yılı geçemez, fakat aynı maddenin 3ncü fıkrasına göre süre sanığın şahsi durumu ve delillere göre uzatılabilir.

Yeni CMK’nın 102 maddesine göre, tutuklama süresi en çok 2 yıl olup, zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilir. Aşağıdaki TBMM 22. Dönem 3. Yasama Yılı  26. Birleşim 3 Aralık 2004 Cuma Cilt 66’da tartışmaya yer bırakmayacak açıklıkta ifade edildiği üzere, kanun koyucunun iradesine uygun olarak, tutukluluk süresi toplamda en fazla (2+1) üç (3) yılı geçemeyeceği aşikârdır.

 

TBMM 22. Dönem 3. Yasama Yılı  26. Birleşim 3 Aralık 2004 Cuma Cilt 66

AK PARTİ GRUBU ADINA SEMİHA ÖYÜŞ (Aydın) – Teşekkür ederim.

Sayın Başkan ve değerli üyeler; 698 sıra sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Tasarısının 101 ilâ 156ncı maddeleri arasındaki düzenlemeler üzerinde, genel olarak, görüşlerimizi bildirmek üzere söz aldım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Ceza Muhakemesi Kanunu Tasarısının 100 üncü maddesiyle tutuklama nedenleri olarak öngörülen haller sırayla belirtilmiş ve bu alandaki, düzenlemeye göre, tutuklama nedenleri azaltılmıştır.

100 üncü maddeyle “kuvvetli suç şüphesinin varlığı halinde, bir tutuklama nedeninin bulunması halinde şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir” denilmiştir.

Soruşturma aşamasında kişi şüpheli durumdadır. Bu halde, şüpheli hakkında soruşturmayı yapan cumhuriyet savcısı, sulh ceza hâkiminden tutuklama kararı verilmesini talep eder. Kovuşturma esnasında kişi sanık durumundadır. Bu halde, sanık hakkında, cumhuriyet savcısı talebiyle ya da resen mahkeme tutuklama kararı verir.

Bu taleplerde gerekçe gösterilmelidir ve ayrıca, ceza adalet sistemimizde yeni bir düzenleme olarak yer alacak olan adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağının hukukî ve fiilî nedenleri izah edilir.

Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda bu kararın alınmasına dayanak olan hukukî ve fiilî sebepler gösterilecektir. Karar içeriği, şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilirken, ayrıca yazılı suretinin verildiği, kararda belirtilmelidir.

Şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımını da talep edebilir.

Tutuklama kararı verilmezse şüpheli veya sanık hemen serbest bırakılır. Tutuklama sebepleri ve tutuklama kararına itiraz edilebilir.

Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler dışında, tutuklama süresi en fazla altı aydır. Gerektiğinde, sebebi belirtilerek dört ay daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi, en fazla iki (2) yıl, gerektiğinde, sebebi gösterilerek, üç (3) yıla kadar uzatılabilir.

Bu maddeyle, tutuklulukta geçecek süre, soyut bir ceza süresine bağlı olmak yerine, ağır ceza mahkemesinin görevine giren ve girmeyen suçlar ayırımı yapılarak düzenlenmiş ve buna göre, en az tutukluluk süresi altı ay, en çok iki (2) yıl; altı aylık süre gerektiğinde dört ay uzatılabilmeli, iki (2) yıllık süre bir (1) yıl daha uzatılabilmeli şeklinde düzenlenmiştir.

 

CMK’nın 102 maddesine yönelik madde 121 gerekçesine göre: “Tutuklamada geçen sürenin, makul olması Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5inci maddesinde öngörülmüş bir temel ilkedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bazı kararlarında görüldüğü gibi, tutukluluğun bu makul süreyi aşması, tazminat ödenmesini gerektirmektedir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin verdiği kararların, tüm Avrupa ülkelerince göz önünde tutularak, kanunlarında gerekli değişikliklerin yapıldığı bilinmektedir.

Bu hususlar göz önünde tutularak maddede;

            1. Cezasının üst sınırı beş yıl ve daha az hapis olan suçlarda en fazla altı ay,

            2. Cezasının üst sınırı beş yıldan fazla hapis olan suçlarda ise en çok bir yıl tutukluluk süresi öngörülmüştür.

Bununla birlikte, etkin adalet sistemi ve sanık haklarına önem veren Tasarı, bu maddede, makul dengeyi korumuş ve beş yıldan fazla hapis cezası verilebilecek hâllerde tutukluluk süresinin altı aya kadar uzatılabileceğini kabul etmiştir. Cürmün cezasının beş yılı aşmaması hâlinde ise uzatma dört ay olabilecektir.

Ağır cezalı işlerde ise en fazla iki (2) yıl tutuklama süresi öngörülmüştür.

Uzatma kararlarının verilmesinde Cumhuriyet savcısının ve savunmanın görüşlerinin alınması zorunluluğu getirilmiştir.

Kabahatler bakımından ise maddenin son fıkrasında en çok üç ay tutuklama süresi öngörülmüştür.

Madde, bütünü ile şüpheli ve sanık haklarını koruma amacına yöneliktir.

Eski CMUK md 110’daki 3ncü fıkraya göre tutukluluk halinin devamı bir yerde “sınırsız” olduğu için, Yeni CMK 102’deki (2+1) toplamda en fazla üç (3) yıla kadar tutukluluk süresi (sürenin uzatılması, her ne kadar süre sanığın şahsi durumu, deliller ve zorunluluk hallerine göre tartışılabilir olduğunu saklı kalmak kaydıyla) mevcut duruma göre, LEHTE göründüğünden tatbik edilebilir.

Ancak, Yeni TCK’nın Devlete karşı, Terör ve Örgütlü suçlarda tutukluluk süresinde uygulanacak olan iki (2) kat uygulaması, ancak bu maddenin yürürlüğe giriş tarihinden sonraki suçlarda tatbik edilebilir. Bu tarihten önceki suçlara, ALEYHTE OLACAĞINDAN tatbik edilemez.

Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, TCK ve CMK’ya göre tutukluluk durumlarına uygulanacak süre en fazla toplam 2 + 1 = 3 yıl olabilir.  

Bu kanunların yürürlük tarihi olan 1 Haziran 2005’ten önceki suçlara da LEHTE OLMALARI HALİNDE UYGULANABİLİR.

Saygılarımızla,

 

İstanbul, 5 Ocak, 2011

 

Hakan HANLI, Esq.

Senior Attorney-at-Law

Member of Ankara & Brussels Bars

International & European Law, Ph.D

GLOBAL TOP TEN COUNSEL of YEAR 2010

« IUS EST ARS ÆQUI »

%d bloggers like this: