“Milletin İradesini Etkilemek amacıyla iç ve dış tezgâhlar devrede.Milletimiz bu tuzaklara düşmeyecektir “



“‘Çözüm’ Diyenlere, ‘Terör Bitsin’ Diyenlere Baskı Uygulanıyor”

Turkish PM hails growing Syria links, concerned with Israel

New tension between Turkey, Israel over Greek Cyprus deal

Army words on Kurdish goes to court

TSK ne demişti ?


”Son dönemde kendisini Kürt halkının temsilcisi gibi lanse edenler, şu anda döndüler, Kürt halkı üzerinde baskı kurmanın gayreti içine girdiler. Konuşanlara baskı uygulanıyor, yazanlara baskı uygulanıyor, ‘çözüm’ diyenlere, ‘terör bitsin’ diyenlere baskı uygulanıyor”


“Yeni tezgâhlar Siyasiler tarafından, medya tarafından kışkırtılmaya, sırtları sıvazlanarak teşvik edilmeye başlandı İşte sokak eylemleri… Türkiye, demokratikleşme yolunda ne zaman güçlü bir adım atmak istediyse önüne engel çıkarıldı. Türkiye’nin dış politikada ne zaman aktif olmak istediyse önü kesildi. Türkiye, ekonomisi ne zaman canlandıysa yapay krizlerle hızını kestiler, Türkiye ekonomisi ne zaman atılıma geçtiyse tahriklerle, kışkırtmalarla, kirli senaryolarla huzura, kardeşliğe, istikrara kastettiler. Biz yılgınlık göstermedik, ‘eyvallah’ demedik, Allah’ın izniyle, sizlerin desteğiyle çetelere, mafyaya, hukuksuzluğa ‘dur’ dedik, göğsümüzü siper ettik. Ulusal ve uluslararası odaklar, bir takım kirli iftiralarla güya bizi yıpratacakları zannına kapıldı. Aynı şeyi halk oylamasında yapmadılar mı? Yaptılar. Önümüze bariyerler örmediler mi? Ördüler. Ne oldu ? Buradan, Bitlis’ten açık söylüyorum; ne yaparsanız yapın, hangi tezgahı hazırlarsanız hazırlayın, artık benim milletim, benim Bitlisli kardeşim bu tuzaklara gelmiyor, bu oyunları yutmuyor. Benim milletim gerçekleri çok net görüyor. Kimin hizmet ettiğini, kimin ne iftira ürettiğini benim milletim görüyor. Kimin büyük hedeflerin peşinde, kimin de küçük hesapların peşinde olduğunu milletim görüyor. Bitlisli kardeşimden ricam şudur; oynanan oyunları lütfen iyi görün, kurulan tezgahları, tuzakları lütfen iyi değerlendirin. Doğuda, batıda kimin gerçekten millete hizmet derdinde olduğunu, kimin de istismar peşinde olduğunu lütfen iyi analiz edin.”


”Bu değişime ayak uyduranlar, bu değişimi yakından izleyenler ayakta kalıyor, yarışta öne çıkıyor ama değişime bigane kalanlar, değişimi tribünlerden izleyenler, geride kalıyor, bir çok imkandan da mahrum kalıyorlar. Bugün artık, her şeyin devletten beklendiği dönem geride kalmıştır. Her türlü sorunu, her türlü meseleyi, devletin gelip çözmesini beklemek bugünün dünyasına, küreselleşmeye artık uygun düşmüyor. Elbette devlet yatırım yapacak, elbette devlet okul yapacak, yol yapacak, köylere yol götürecek, su götürecek; elbette devlet, adaleti ve emniyeti tesis edecek. Ancak, vatandaşın katılmadığı, vatandaşın inisiyatif ve sorumluluk almadığı, vatandaşın çözümlere dahil olmadığı bir sistem, sorunların çözümünü yavaşlatacak, hatta imkansız kılacaktır. Hükümetlerin gelip buraya fabrika açmasını hiç kimse beklemesin. Eğer Ankara gelip buraya fabrika açarsa, üretime, istihdama müdahil olursa, o zaman 50 yıl, 100 yıl öncesine döneriz. O zaman her şeyi sil baştan yaparız, o zaman, kısır döngünün içine bir kez daha gireriz.”


”Ne yazık ki Bitlis’e de Bitlis gibi bu bölgedeki şehirlerimize de gelip ihtiyaçlarını sormadılar, arzularını, taleplerini sormadılar, dertleri dinlemediler. Sorunun ne olduğunu, bölgede huzursuzluğun, bölgede terörün, bölgede istikrarsızlığın nereden kaynaklandığını, neden ortaya çıktığını, neyin istismar edildiğini görmek, duymak, anlamak istemediler. Bunu, bugün biz yapıyoruz değerli kardeşlerim ve bunu bugün biz, bütün samimiyetimizle yapıyoruz. Amacımız bölgeden oy toplamak değil. Amacımız bölgenin oylarına talip olmak değil. Gayemiz, niyetimiz, hedefimiz, bu bölgenin dertlerine bir an önce derman üretmek, bu bölgeyi kalkındırmak ve bu bölgeyle birlikte tüm Türkiye’nin kardeşliğini en ileri seviyelere taşımak. Bakın, son dönemde görüyorsunuz, kendisini Kürt halkının temsilcisi gibi lanse edenler, şu anda döndüler, Kürt halkı üzerinde baskı kurmanın gayreti içine girdiler. Konuşanlara baskı uygulanıyor, yazanlara baskı uygulanıyor. ‘Çözüm’ diyenlere, ‘terör bitsin’ diyenlere baskı uygulanıyor. O kadar ki sandığa gidip hür iradesiyle oy kullanacak seçmene dahi baskı uygulanıyor. 12 Eylülde güya sandıkları boykot ettiler. Peki kime yaradı? Kimin ekmeğine yağ sürdü? Kimin değirmenine su taşıdı? Bu kadar önemli, bu kadar hayati, Türkiye’nin çehresini değiştirecek bu kadar tarihi bir Anayasa değişikliği sürecinde, ‘hayır’ cephesinde yer almak, ‘hayır’ diyenlerin safında yer almak, onlara destek vermek samimiyet midir? Yıllarca partinin kapatılmasından şikayet edeceksin ama Meclis’te parti kapatmalarını önleyen değişikliğe ‘hayır’ diyeceksin. Yıllarca ‘hukuk’ diyeceksin, ‘adalet’ diyeceksin, ‘hak’ diyeceksin ama bütün bunları güçlendiren bir değişikliğin karşısında duracaksın. Hesap başka… İstismar zemini yok olup gitmesin de bu bölgenin insanına ne olursa olsun; yoksulluk sürsün, ölümler sürsün, huzursuzluk, istikrarsızlık, terör sürsün, yeter ki istismar zemini yok olmasın. Ben, Bitlisli kardeşimin tuzakları, tezgahları, tahrikleri iyi görmesini rica ediyorum. Bitlisli kardeşimin, samimi olanla istismarcıyı birbirinden ayırdetmesini istiyorum. Bitlisli kardeşimin sürece daha fazla katılmasını, çözüme daha fazla destek vermesini rica ediyorum. Türkiye’de güzel şeyler oluyor ve inşallah çok daha güzeli olacak. Türkiye değişiyor, Bitlis değişiyor ve inşallah daha da değişecek. Ben bu düşüncelerle sözlerime son verirken, bir kez daha bugün sizlerle bir araya gelmiş olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum.”

Otelciler Federasyonu’nun, genel kurulunda ve Bitlis’de, Başbakan’ın yaptığı konuşmanın metinleri !

%d bloggers like this: