« Yargı Tarafsızlığı ve Demokrasiye Yönelen Ciddi Tehlike »


 

Anayasa Değişiklik Paketi  Referandum Ve Demokrasi 

 

 

©Av.Hakan Hanlı

 

I. Giriş: « Socrates ve Demokrasi » 

 

M.Ö. 406 yılında Colon komutasındaki bir Atina donanması Lesbos adasında Ispartalılar tarafından ablukaya alınır. Bunun üzerine Atina yeni bir donanma kurarak, Colon’u kurtarmaya gönderir.

 

Verilen deniz savaşında Isparta gemileri batırılır ve Colon kurtarılır. Ancak, Atina’ya döndüklerinde donanmaya komuta eden 8 stratege, savaş esnasında denize düşen Atinalı denizciler kurtarılmadıkları için yargılanır ve yapılan oylama sonunda idama mahkum edilirler. Buna bir tek Socrates karşı çıkar. Dayanağı ise, 8 stratege’in cezalarının ayrı ayrı oylamaya sunulmayıp, bir bütün halinde (hep birlikte) oylanmalarıdır.

 

Socrates, eğer oylama sonucu bir tek « Evet » veya « Hayır » şeklinde olur. Buna mukabil soru bir çok maddeden müteşekkil ise, oylamanın sağlıklı olmayacağını ve yanıltıcı olabileceğini ileri sürer.

 

Zamanla da kendisine hak verilir ve bu prensip demokrasilerde kurallaşır.

 

II. Referandum: “Anayasa Paketinden ziyade, Siyasi İradenin Oylanması”

 

Önümüzde bir referandum vardır. Aynen M.Ö. 406 yılında Atina’daki gibi bir çok maddenin tüm halinde oylanması veya reddedilmesi istenmektedir.

 

Gerçi, gerek yakın tarihimizde, gerek Avrupa Birliği’nde benzer oylamalar yapılmıştır. Fakat oylamalarda, halktan istenen dolaylı da olsa « metinleri kabul edip etmemek olmayıp »; « bunları vaz’eden siyaseti kabul edip etmediğini göstermesidir ».

Muhalefet, bugün de bu referandumu benzer platforma taşıma düşüncesindedir.

 

Eğer isteseydi, özellikle itiraz ettiği değişiklikleri istenilen 144 ila 149 ve geçici maddeler dışında kalan maddelere mecliste kabul oyu verir ve bunları referandum paketinden düşürtürdü.

 

Zaten, bu maddelerin pakette kalmasına müsaade etmesi başka türlü açıklanamaz. Velev ki, CHP gibi siyasetin içinde yoğrulmuş bir partinin günümüzdeki idarecileri, bunu fark etmemiş olsunlar !.

 

Her iki halde de, davranışlarının ne derece riskli olduğu önümüzdeki referandum oylamasında görülecektir.

 

III. Hukuk Sistemleri: « Yargı Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı »

 

Diğer taraftan; değişiklikleri istenilen 144 ilâ 149 ve geçici maddelere getirilen itiraz, bunların « yargı erkininin bağımsızlığını ortadan kaldıracağı » yönündedir.

 

Burada bir yanlış anlaşılma vardır. Bilindiği gibi yargının sembolü (Themis); « bir elinde terazi, diğerinde kılıç tutan, gözleri bağlı bir kadındır ».

 

Üzerinde durulan bağımsızlık değil, tarafsızlıktır. Hatta bir erkek yerine kadının sembolleştirilmesi, bu sembolün kabul edildiği tarihte ki kadının statüsü uyarınca bağımsız olmadığını da ispatlar.

 

Kıta Avrupası (Continental) hukuk sisteminde « Yargı tarafsızdır », ama (Anglo-Sakson hukuku dışında) « bağımsız değildir ».

 

« Demokratik devlet idaresi » tabiri bu sebepten, Anglo-Sakson hukuk sistemine uyan devletlere daha kolaylıkla tanınır.

 

Kıta Avrupası hukuk sisteminde « yargı, tarafsız olmakla beraber, yasama organının vaz’ettiği kanunlarla bağlıdır ». Fakat bu tespiti, 1981 Anayasa’sı ile kurulan « Anayasa Mahkemesi » için kullanamayız.

 

IV. Demokrasi : « İstikrar, Denge ve Kontrol »

 

Yüksek Mahkememiz, « olağan bir Anayasa Mahkemesi değildir ». Bildiğiniz gibi mer’i Anayasamız, 1961 Anayasası ile getirilen « çift meclis sistemini » kaldırmıştır.

 

Oysa demokrasilerde çift meclisin önemi, gerek meclislerin seçim tarihlerinin farklı yıllarda olması, gerek sürelerinin farklı olmaları ve hatta yenilenme oranlarında ki farklılıklar ile; « devlet politikalarının bir seçimden bir seçime radikal değişiklikler göstermemesini sağlamaktır ». Bu eski Hititler’in, modern demokrasilere kalan bir mirasıdır.

 

Anayasamız, 1961 Anayasası ile kaldırılan Senato’nun yerine Anayasa Mahkemesi’nin bugünkü yapısını getirmiş ve bu görevi ona vermiştir.

 

Bir başka değiş ile, mevcut Anayasa Mahkememizin, iktidarı rahatsız eden ve siyasi denebilecek kararlara imza atması, kendi kuruluş görevi itibari ile olup, tamamen demokratiktir.

 

Arzu edenler, ABD Başkanı Franklin Delano Roosevelt’in başkanlık döneminde US Supreme Court  ile yaptığı mücadeleyi incelerlerse, bunun sadece bizde yaşanmadığını da görmüş olur.

 

V. Sonuç: « Yargı Tarafsızlığı ve Demokrasiye Yönelen Ciddi Tehlike »

 

Kanımızca yapılması düşünülen değişikliklerden en önemlisi ; « Anayasa Mahkemesi’nin bu vasfını ortadan kaldırmaya yönelen ciddi bir tehlikedir ».

 

Anayasa Değişiklik Paketindeki Maddelere gelince, haklarında muhtelif görüşler açıklandığı için bunları tekrar edecek değiliz.

 

Bu değişiklikler ile Anayasa Mahkemesi’nin eli kolu bağlanmaktadır, demekle iktifa edecek ve bir tek misal vereceğiz. Örneğin, « yarın meclise hakim bir politikacı, gerekli çoğunluğu elde ettiği takdirde ömür boyu devletin başında kalabilmesini sağlayacak » bir Anayasa değişikliğine, bugünkü Anayasa Mahkemesi karşı çıkabilecekken, teklif edilen değişiklilerle buna karşı çıkma imkanı elinden alınmak istenmektedir. 

 

Bir tek bu gerçek bile, oy verirken ciddi olarak düşünmemize yeterlidir, kanısındayız.

 

Brüksel, 18 Ağustos 2010

 

Hakan HANLI, Avukat

Uluslararası ve Avrupa Hukuku, Ph.D

Ankara ve Brüksel Baroları üyesi

« HUKUK, ADÎLİN SANATIDIR »

 

 

 

The Constıtutıonal Amendment Package Referendum And Democracy

 

I. Introduction: « Socrates and Democracy » 

Spartans blockade Athens fleet under the commandership of Colon at the Lesbos Island in 406 B.C.  Afterwards, Athens sends a new fleet to save Colon.

Athens sinks Spartan ships, and saves Colon in the battle. However, upon their return, 8 strateges, commanding the fleet, are tried in court for failing to save Athenian marines who fell into the sea during the battle. But they were hanged as a result of a voting. Only Socrates stands against the court, defending that 8 strateges were supposed to be voted individually, not altogether as a whole.

Socrates asserts that if the voting ends with only a single “Yes” and “No”; but if there are multiple items to be voted, a single voting could not be healthy or it could be misleading.

He was found right, in time, and this is set as a principle in democracies.

II. Referendum: « Voting for Political Will rather than the Constitutional Amendment Package » 

We will have a referendum on September 12, 2010. Just like in Athens in 406 B.C., we are asked to vote for a whole package instead of item by item voting. 

In fact, in our recent history as well as within the European Union, there have been votes held similarly.

However, what is people are asked during such votes, though indirectly, is to show if they agree with “the politics imposed those votes”; it is not to see whether or not people accept any of the amendments.

Today, the opposition is in the opinion to carry the referendum into a similar platform.

If the opposition had wished, they could have approved all articles except temporary items, Articles 144 and 149, in particular, and could have force the Parliament to drop these articles off the package.

Their permission to keep these Articles within the package, in fact, cannot be explained otherwise unless the Administrators of the Republican People’s Party (CHP) are perfectly aware of the situation !.

In both cases, we will see in the referendum in front of us, how risky is their behaviors.

III. Legal Systems: « Judicial Independence and Impartiality»

On the other hand, in objections to the amendment of Articles 144 and 149 in addition to temporary ones, it is claimed “amendments will remove independence of the judiciary”.

There is a misunderstanding here. As known, symbol of justice is the justice lady wearing a blindfold with a set of scales and sword in her hands (Themis).

The focus here is not independence, but impartiality of justice. In fact, symbolizing a woman rather than a man, even indicates that women in history were not independent when this symbol was accepted.

In the Continental European system, the judiciary is “impartial”, but not “independent” (except Anglo-Saxon legal system).

For this reason, the expression of “democratic state government” is easily recognized in the states adopting the Anglo-Saxon legal system.

In the Continental legal system, although the judiciary is impartial, but it generally depends on laws promulgated by a legislative body.

However, we cannot say this for the Constitutional Court established by the 1982 Constitution.

IV. Democracy: « Stability, Balance and Control»

Our High Court is not an ordinary Constitutional Court. As you know, the Constitution in force abolished the double house (bi-cameral) system of the 1961 Constitution.

But in democracies, significance of double house lays in that both have different election date, period of duration and renewal system.

Significance also lays in preventing radical changes in state policies from one election to other. This is a legacy inherited from ancient Hittite to modern democracies.

Current Constitution introduced the Constitutional Court in replacement of “the Senate” which was abolished by the 1961 Constitution.

In other words, decisions disturbing the government today and decisions somewhat political are the Constitutional Court’s very nature. Besides, all decisions are democratic.

If willing parties examine the struggle between the US President Franklin Delano Roosevelt and the US Supreme Court, they will realize this does not take place only in Turkey.

V. Conclusion: «Judiciary’s Impartiality and Serious Threat Against Democracy»

The most critical amendment, we believe, jeopardizes the said inherent characteristic of the Constitutional Court.

As for the amendments in the package, we will not repeat the objections here.

We will only satisfy to say that through these amendments the Constitutional Court becomes dysfunctional.

Let us give one single example: “If a politician dominant in Parliament gains required majority tomorrow, he would be able to remain in office lifetime”. Today’s Constitutional Court can stop it, but after amendments it will not be able to do so.

Even this single fact is enough for us to think seriously when we vote.

 

Brussels, August 18, 2010

Hakan HANLI, Esq.

Senior Attorney-at-law

International & European Law, Ph.D

Member at Ankara & Brussels Bars

« IUS EST ARS ÆQUI »

 

 

%d bloggers like this: