Çivilerin tekrar yerlerine çakılması için herkese görev düşüyor…


Haliç’de Yaşayan Simonlar, Dün Devlet, Bugün Cemaat  

  

© Yuksel Oktay 

  

   

Carfour’daki Remzi kitabevi dahil bir çok kitabevinde bulmadığım Hanefi Avcı’nın kitabını, Caddebostan Kültür Merkezindeki D&R’da aldım ve bugün okudum. 5nci baskısıda bitmek üzereydi. Bunun icin, gecen gün okumaya başladığım Salahi R. Sonyel’in, Kıskaç Altında, Dış Güçlerin Turkiye’yi Bölme ve Yıpratma Çabaları (1923 – 2000) kitabını bir kenara koymak mecburiyetinde kaldım (1). 27 Ağustos Perşembe günü NTV’de Hanefi Avcı ile yapılan bir buçuk saatlik mülakat’ıda dinledim ve değişik gazetelerdeki bir çok yazıları’da okudum. Inanılması güç olayların halen devam etmekte olduğunu ve Türkiye’nin çivisinin çıktığını, Lubnan asıllı Fransız yazar Maloof’un dünya için kullandığı deyimle, anlatan yılın muthiş kitabı. Kitabın 580. sayfasında, ‘’Ne Yapılabilir?’’ diye yazmış Hanefi Avcı ve halen Eskişehir Il Emniyet Müdürlügündeki görevinden Merkez’e alınması için dilekçe göndermiş Bakanlığa. Bundan sonra bol vakti olacağına göre 6 sayfalık önerilerini inşallah ikinci bir kitapda uzun uzun anlatmak fırsatını bulur, ilk kitapta atlamış olduğu bazı hususlarla beraber. Mesela ‘’Cemaatin’’ Amerika’daki yapılanması gibi.  

   

Kitap, Içindekiler ve Dizin kısmıyla 605 sayfa ve 2 bolüm. Birinci Bölüm, DEVLET, 397 sayfa, ikinci bölüm, CEMAAT, 200 sayfa. Hanefi Avcı’nın 1956 yılında Kahramanmaraş’ın Pazarcık Ilçesinin Karabıyıklı köyünde başlayan hayat hikayesi anlatılan kitapda, maalesef fotoğraf yok, ne köyündeki evinin nede kendisinin. Ilk okula, 5 sınıfın bir odada ders gördüğü tek odalı bir binada başlamış. Ortaokulu Gaziantep’teki Karşıyaka Ortaokulunda, Liseyi Ankara’daki Polis kolejinde bitirmiş. Ardından Polis Enstütüsünde devam etmis, ve Ankara Univesitesi Hukuk Fakültesinden 1980 yılında mezun olmuş. Kitap’da ‘’ben yazar değilim’’ demesine rağmen, hayatını, gordüklerini ve yaşadıklarını çok güzel anlatmış. Kendisi İngilizce bilmediği için, oglunu ve kızını ingilizce tedrisat yapan koleje vermiş. Bir çok yazar kendisini, dürüst, güvenilir ve hakikatleri olduğu gibi anlatır diye tanımlamışlar.  

   

Birinci bölümünün başında, bu kitabi niçin yazdığını ve sonra çeşitli yerlerdeki görev sırasında başından geçenleri anlatıyor. Bütün başvurularına rağmen iktidarın Fethullah Gülen cemaati hakkında gerekli incelemeyi yapmadığını, bu nedenle kitap yazma kararı aldığını belirtiyor. Inanılmaz ve korkunç olaylar. Büyük bir kısmı, PKK’ın eylemleri ve yapılan hatalar üzerine. ‘’Simon’un’’ kim olduğunu anlatıyor. Gerçek adı Yılmaz Çelik olan PKK’lı birisinin kod adı. Diyarbakır PKK şehir örgütünün lideri olan Güler Çelik’in erkek kardeşi.  

   

Fakat ben içindekilere göz attıkdan sonra ilk önce Uzan Olayı hakkındaki bölümü okudum. Uzanların, Imar Bankası ve ÇEAŞ ve Kepez Elektrik Şirketleri ile nasıl halkı kandırdıklarını ve senelerce vergi ödemediklerini 15 sayfada anlatmış (238-263). ÇEAŞ, Çukurova bölgesindeki hidroelektrik santralarından elde edilen elektrik enerjisinin özel şirket eliyle üretilip dağıtılması ve yönetilmesi için 1950’li yıllarda kurulan bir şirket. O senelerde TAC’da okurken barajın inşaatını izlerdim. Buna sonra Çamlıyayla (Namrun) yolundaki hidroelektrik santralarınında sahibi olan Kepez Elektrik katılmış ve uzun seneler Uzanlar milyarlar kazanmışlar, sonunda bütün aile yurt dışına kaçmış. CEAŞ’ın 2000nli yıllarda inşa ettigi Berke HES’dende bahsediliyor, Enerji Bakanlığından ve Devlet Su Işlerinden kimsenin katılmadığı açılışta bende vardım.. Muazzam bir proje. Enerji Bakanlığı’nın ÇEAŞ ve Kepez’e el koymasından sonra açılan davalar hala devam ediyor. Bunun hakkında Hanefi Avcı, ‘’Bugün Uzanlardan bunun hesabı kısmen soruldu, ama bu soygunun gerçekleşmesine mani olmayan, görevini yapmayanlara hiçbir şey olmadı;..’’ Ikinci ciltte belki bunlarıda açıklar.  

   

Avcı’nın anlattığı diğer bir acı olayda, Istanbul’da kapağı olmadığı içim annesin yanında rögara düşerek ölen çocuğun (Dilare) haberleri ile basına gelen ve buna sebep olan firmanın belediye ihalelerine katılmaya devam etmesi ve bir çok işi alması (315). Hatta Avcı kitabında, Türkiye’de rüşvetsiz iş alınmadığını bile yazmış.  

   

Ikinci Bolüm, CEMAAT, adını ilk defa Turkiye’ye gelgitlerimin başladığı 1995 senesinde duyduğum Fettullah Gülen’in faaliyetleri hakkında. Hanefi Avcı kitabında, Cemaatin, devletin, Türk silahlı kuvvetleri, emniyet ve yargı gibi kurumlarının üst düzeyine kadar sızdığını ve cemaatin kendilerine mühalif tüm kadrolara yönelik karalama kampanyası yürüttüğünü belirtiyor.  

   

Hemen hemen bütün gazeteler kitap hakkında yazdılar, en uzunu Ruşen Çakır’ın 3 gündür kaleme aldığı Vatan gazetesindeki yazisi. ’Bir kitap yazdı, bütün hayatımızı değiştirebilir’’ demiş.. Cemaat’in gazetesi olarak bilinen Zaman, kısa haber yapmış. Fethullah Gülen hakkında bir belgesel hazırlamakda olduğu söylenen Can Dündar, Milliyet’in bugünkü köşe yazısına ’Sessizlik’de iddialar kadar korkunç’’ başlığını atmış. Bakanlık, Hanefi Avcı hakkında soruşturma başlatmış ama kitaptaki iddialara karşı sesiz kalmış. Çivilerin tekrar yerlerine çakılması için herkese görev düşüyor.  

   

  

Istanbul, Ağustos 2010 

   

(1) Ağustos 2010’da yeni çıkan bir kitap. Belgeler ve gizli yazışmalar ışığında dış güçlerin entrikaları. Remzi Kitabevi.  

   

(2) Hanefi Avcı’nın kitabının fiyatı TL 25. Bu yüksek bir fiyat, herhalde onun için kitabın korsanı çıkmış ve 6 TL’ye satılıyormuş. Ankara’da Ayrıntı basımevi tarafından basılan kitabdan Fatih’de bir saat içinde 50 tane satılmış. Angora yayınevi bugüne kadar piyasaya 120,000 adet vermiş ve 50,000 daha verilecekmiş. Herhalde tüm satışları 500,000’ni bulur 

 

%d bloggers like this: