Uludere istihbaratını kim sağladı?

©Nusret Özgül Kimi yazarlar, Uludere/Roboski katliamında Genel Kurmay Başkanlığı’na yükleniyorlar. Muhalefetin, iktidara hücum ettiği gibi… Unuttukları veya değinmek istemedikleri, duyarlı ve ince bir “kırmızı çizgi” var ki; Pakistan’a hareketinden önce yaptığı basın açıklamasıyla, başbakan Erdoğan son derece net biçimde üzerine vurgu yapıyor ve bir anlamda da kendisini fena halde bağlıyor;

19 Mayıs’ın “yeni” şekliyle kutlanması üzerine düşünceler…

©Nusret Özgül Siz hiç gördünüz mü, dünyanın bir başka ülkesinde, şu veya bu “ulusal” bayramın, askerî disiplinle “eğitilmiş” gençler tarafından kutlandığını ! Kuzey Kore belki ! Dikkat edin, Milli Bağımsızlık Bayramları demiyorum !

Ordu konuşur… “Sivil” iktidar sessiz kalırsa…

©Nusret Özgül Genel Kurmay Başkanlığı’nın ardı ardına yayınladığı iki basın açıklaması ve bir-iki kişi nezdinde de olsa, genelinde basını uyarması, çeşitli kesimlerce farklı yorumlara yol açtı ! Askerin her alanda ( ! ) kışlasına çekilmesi gerektiğini savunanların; basın açıklamalarını bu kez “Medya”ya yönelik bir “Muhtıra” şeklinde algıladıkları anlaşılıyor.

Bu tür kutlamalara, ‘hayır!’

©Nusret Özgül Şimdi açık açık konuşalım ! Eğri oturup, doğru konuşmaya çalışalım… 23 Nisan da, 10 Kasım da, 19 Mayıs da bendenizde hiç olumlu etkiler yaratmamıştır. 23 Nisan’ı ilkokulda kutlarken, sürekli “dışlanmışımdır”; sebebi yürüyüşlere “eli ayağı düzgün” kız ve erkek öğrencilerin seçilmeleriydi. Bendeki “sakatlık” mı ?

Bir 23 Nisan’ın düşündürdükleri !

©Nusret Özgül Bugün 23 Nisan, yok, beklemeyin ‘neş’e doluyor insan’ demiyeceğim ! Bu sözler geçmişte kaldı, ama gelecekten de umudum kesilmiş değil ! Bugün, Yakup Yurt’un iki iletisine taktım; Biri, 5-6-7 yaşlarında olmalı, komando alalaması ile gösteri yapan geleceğin nesilleri ! Diğeri de, Ulus_Devlet konusundaki imâsı.

Ayı “akım”; kirpi “yumuşağım” dermiş!

©Nusret Özgül Senaryo aynı; « Gökyüzü »nden « demokrasi ve özgürlük » indirmek ! İndirdikleri ülkeler, ortada… « Altınlar »ı ile Suudi Arabistan’a sığınanlardan ne söz eden var, ne soran ! Esed (Assad) kimi, en fazla rahatsız ediyordu ?

Brüksel’den gözlemlendiği kadarıyla !

Başbakan Erdoğan’ın dudakları arasından çıkanlar ile « gerçekler » ne yazık ki örtüşmüyor ! ©Nusret Özgül En azından benim bakış açımdan… Başbakan, eminim ki, şu yerkürede en fazla « konuşan » ülke yöneticilerinden biridir ! AKP, bir kamuoyu araştırması yapmalıdır. Sadece Başbakan’ın değil, hükümet üyelerinin yaptıkları konuşmaların hangi oranda halka yansıması olduğunu belirlemek için…

Üç olayın düşündürdükleri…

Son günlerde üç hususda Türkiye’nin ve Türklerin sergiledikleri yaklaşım dikkatimi çekti: Nevruz Kutlamaları. İsviçre’deki kazada yaşamlarını yitiren Belçikalı çocuklar. Fransa’daki saldırılar…

“Makyavelik” bir “oyun” ve “oyuncular” (mı?) !

Madalyonun arkasından bakmaya çalışsak bir kez daha ! Veya “öteki” yüzünü görebilme teşebbüsüyle başlasak… Ya da, Charles Lutwidge Dodgson’un, Lewis Carroll mahlasıyla kaleme aldığı, Alis Harikalar Diyarında,  dünyasına tavşan deliğinden girip, aynanın arkasından diğer tarafın nasıl göründüğünü görmeye çabalasak ? Santranç tahtası ve tepetaklak olmuş bir dünyada, kullandıkları dillerle ustaca meydan okuyanları… “Komplo teorisi” kapsamına [...]

Türkiye’nin “güvenliği” dışa (mı) emanet !

MİT, 6 Temmuz 1965 tarihinde Başbakanlığa bağlı olarak kurulmuştur. Daha sonra 1 Ocak 1984 tarihli yasa ile günün koşullarına uygun hale getirilmiştir. MİT “gizlilik” zırh ve kalkanı ile Başbakanlığın bir tür koruma ve dokunulmazlığı altındadır. Kurumla ilgili yönetmelikleri Başbakan onaylar ve bunlar gizlidir !

“Don’t shoot the messenger’s wife !”

“Türkler önce sert davranır, sonra yumuşarlar” Ragusalılar   (Sicilya Özerk Bölgesi) Bir taraftan konuşmanızda « misafirperver » bir millet olduğumuza dikkat çekiyor, bayan Büyükelçileri veya erkek büyükelçilerin eşlerini Türkiye ailesinin bir parçası olarak kabul edip, en iyi şekilde ağırlama sözü veriyorsunuz ; Türkiye’de geçirdikleri sürece, ömürleri boyunca tebessümle anımsayacakları değerli anıları biriktirmelerini, ülkeler arası dostluğa kalıcı katkıda bulunmalarını tavsiye [...]

‘Korkulan olmadı !’

‘Bana güven emi !’ « Çözümsüzlük » ekseriyeti « kanlı » karavanalara somunlarını banarak karınlarını doyuranların işlerine gelmektedir  ve yıllardır hep yinelediğim gibi konuyla yakından, uzaktan ilgisi ve bilgisi olamayanlar veya partizanlar « milliyetçi » duyguları okşanarak, parasal destek verilerek meydanlara sürülmektedirler ! Boy boy resim çektirip ‘ben o gün Paris’teydim’ övüncü ( ! ) de cabası… ***

‘Ben, 21 Ocak 2012′de Paris’teyken…’

Rahatladınız mı ? Umarım hayatında Paris’i görmemişleriniz ‘Ben Paris’teyken’ diyebilecek ve bu kentin güzelliklerini anlatabilecek şekilde tur atacak vakit bulmuşlardır !

Elinde divit kalem, katlime ferman yazar !

Demek ki sadece ve sadece asker üniforması giymek, “Ergenekon” üyesi olmak Türkiye’nin “Demokrasi” ve “Hukuk Devleti” yolunda atıldığı ileri sürülen adımlara “çelme” takıyormuş !

Yeni Yılınız “Kurtlu” olsun !

Neyi kutluyoruz  sahi? Geride bıraktığımız yılın olumsuzluklarından uzaklaşmanın sevinç ve mutluluğunu mu? Yoksa,

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 63 other followers