Deniz’ler, Yusuf’lar, Hüseyin’ler Gerçeği.

Deniz ve arkadaşları, soygun düzenine karşı savaşan halk çocuklarıdır!  Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmelerinin üzerinden 40 yıl geçti. Deniz’lerin mücadele verdikleri günlerde kendilerine küfredenlerin, idamlarının infazına karşı çıkmayanların bu geçmişlerini unutarak onların anılarından kendilerine pay çıkartmaları, mezarlarına çiçek koymalarını ibretle izlendi.Ya gerçekler? ***

“Valizini karısına hazırlatan erkek “faşist” midir?”

Ohooo, valize gelene kadar sırada neler var! ©Çalışma- Hasan EFE   haydut gölgeler dadanır ölgün vakitlere ıssızlığı kurcalayan kahkahaları dağların öte yüzünde yankılanır yağmalanır zaman ağıtlar mırıldanan rüzgarın önünde tezir sevdanın döküntüleri hiçbir mevsimle barışmayan coğrafyaların yangın kucağına kürelenir ısırdığım dilim   Muhammet AKYILDIZ   Dil Issızlığı Şiirin tamamı. ***

Dünyada kötüye hizmet eden çok fazla insan ve oluşum varken…

Akıl, bilim ve inanç ile barışa ve adalete hizmet, en büyük ideal ve kutsal görev olmalıdır ! Ana hedef; korkutmak, sindirmek, yıldırmak ve insanları çaresizliğe düşürmek, bu siyaseti ve onun hukukunun artık hiçbir engel tanımadığını herkese göstermektir. İnsanoğlu ise başta kendisi olmak üzere diğer insanları, hayvanları, bitkileri, dünyayı, güneş sistemini, galaksileri anlama, bilme, öğrenme çabası içindedir.Yaşadığımız [...]

Yasemin Kokusu’nun çağrıştırdığı, hayatın değişmeyen gerçekleri !

Politika, her türlü aracı kullanarak, gurur duyulamayacak bir amaca ulaşma sanatıdır General Gouraud’a atfedilen bu tanımın, uluslararası politikanın o günkü koşullarının etkisinde şekillenmiş bir tanımlama olduğuna şüphe yoktur. Acaba bugünkü uluslararası politikanın o günkünden bir farkı var mıdır? Acaba değişim ile iç içe olan değişmezler mi vardır? Devlette devamlılık esastır, ne demek? Veya niye hükümetler [...]

Eğitim ve kültür politikalarımızda asıl değişmesi gereken !

Temel felsefe, bakış açıları, anlayışlar, ruh, kafa ve kalp yapısıdır. Eğitim sistemini değiştirmek çözüm değildir. Çözüm okuma alışkanlığın çocukluktan itibaren verilmesidir.Türkiye`nin parlak geleceği için nüfusa, coğrafyasına, yeraltı kaynaklarına güvenmek kadar, okuyan toplumu inşa etmek gerekiyor. Okumayan düşünemez, düşünemeyen üretemez. ***

Kadın, kimyasal bir maddeden farksız mı ?

Şartlar oluşturularak istenilen her sonuç alınabilir(mi ?). Resim ;©M.Halit Umar   « Paylaşmak varken yaşamı direnmek varken… yaşanmamışlıkları sana yaşanacakları geleceğe teslim edip demirlerini çekiyorum yüreğimin bu denizde, gene senin resmin seyir defterime seni yazıyorum, yine suskunluğum tarihe değil suskunluğum sana, sakın unutma galibi değilsin aşkın » Tayfun IŞILDAR 15/11/2001 – ÇENGELKÖY (Şiirin tamamını okumak için tıklayınız)  ***

Yeni Sivil Stratejik bakış ve yaklaşım…

Milli güç, milli hedef, milli menfaatler ve günümüzün dünyası ! Milli / Ulusal Güvenliğin yeni hassasiyeti; küreselleşen terörizm, enerji ve çevre sorunları, siber saldırılar, internet savaşı, ekonomik ve finansal krizler, yeni salgın hastalıklar, kitlesel göç hareketleri, enerji kaynaklarının ve ulaşım yollarının korunması, ülkelerdeki iç karışıklıklar, uluslararası sistemi derinden etkilemekte ve güvenlik kavramına önceden algılanması zor boyutlar [...]

Olması gereken yerde dur(dur)abilmek !

‘ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR HARİKA’… Tüketim toplumu hastalıklarından muzdarip bizim çocuklar…Paylaşmayı bilmeyen, bencil, hemenci, sabırsız ve şükretmesini bilmeyen hırçın çocuklar…Ve onların ihtiyaçlarını karşılamak için didinen ürkek, stresli, gösterişçi ebeveynler… ***

AB’de yıllık kitap harcaması 500 dolar, Türkiye’de 2 dolar.

Türk halkı ortalama 10 yılda bir kitap okuyor. Okumadığı için; dürüst ve yetenekli politikacıları, donanımlı ve liyakatlı yöneticileri seçemiyor, hakkımızı aramıyor, yanlışlıklara karşı hesap sormaya, sorgulamaya yetecek bilgi ve cesareti kendimizde bulamıyor her şeyi kaba kuvvetle halletmeye çalışıyor. trafikte yaşanan kavgalar, kazalar ve can kayıpları eksik olmuyor. yolsuzluklara, haksızlıklara sessiz kalıyor, görmezden geliyor ve kimi [...]

Belge Yayınları’ndan yeni kitap !

Doğan Özgüden   VATANSIZ GAZETECİ Cilt 2 Sürgün Yılları 1971 – 2011

Ermeni Sorununu Anlamak !

Önyargıları Aşmak ve Nefretten Arınmak   Ermeni Sorunu’na bu şekilde hiç yaklaşılmamıştı… Uluslararası arenada yıllardır bu konuda mücadele veren Uluç Gürkan’dan ezber bozacak bir çalışma…

Kitap fuarının verimliliğini yükseltmek gerek.

ULUSLARARASI KİTAP FUARINDA CURCUNA 30. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı curcunası, 12 ile 20 Kasım 2011 tarihleri arasında yaşandı. İlk kitap fuarı 1982 yılında İstanbulda bir otel salonunda, 28 yayınevinin katılımıyla yapıldı. Ziyaretçi sayısı, 20 bin. Bu yıl 600’e yakın yayınevi katılıyor.Geçen yıl fuarı 410 .000 kişi ziyaret etti. Geçen yıl curcunaydı, bu yıl daha da [...]

«Kimilerinin kazandığı, kimilerinin kaybettiği, ama bankanın mutlaka kazandığı bir sistemin çocuğu»

Bir Alman iktisatçı ile kloşarın* buluşmasından roman doğdu…   *Kloşar : Ömrü sokakta geçen fakir insan.   ©Yakup Yurt    Yazarın adı : Martin Heipertz. Alman Maliye Bakanlığında Avro eksperi olarak çalışıyor. Bu sıralar zamanının tamamını tek para birimini kurtarmaya adamış olan bu yüksek bürokrat altı yıl önce Avrupa Merkez Bankası’nda çalışmaktaydı.   Kloşarın adı [...]

‘Avrupa Acı Vatan, Kimine Hiç Gülmeyi…’

Aranızda kaçınız ‘Türk Mahallesi’ diye adlandırılan Schaerbeek ’in geçmişteki lâkabının « Eşekler Semti  » olduğunu bilir ? Şimdi öküz altında buzağı arayanlar çıkıp da hemen ‘bu herif lafı Türklere ‘eşek’ demeye getiriyor’, kötü yürekliğine sapmasın ! Hâşâ…

Mémoires d’un journaliste patriote rendu apatride

Accusé Dogangün Özgüden, levez-vous !   « Je suis fier de tout ce que j’ai vécu », conclut ce journaliste que l’État turc dépossèdera de sa nationalité pour le proclamer « vatansız » (apatride) par décision du Conseil des ministres.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 63 other followers