Sempatik ya da antipatik değil…

Artık Empatik yaklaşmak gerek! ©photocredit  Hele, maşa varken elbette elini ateşe sokmayan, maşa olarak bir kısmımızı öbür kısmımıza karşı kullanan düşmanlarımız; hemoglobinsiz Manda ve Sevr benzeri sorunlarımız varken… ***

Dikkat dağılırsa, bilinç yok olur.

Nasılsanız, öyle idare edilirsiniz – Hz. Muhammet ©photocredit   Toplumun ortalama duyguları, düşünceleri, davranışlarının –nasıl’lığı-; o toplumun yönetim biçimini belirler. Toplumun baskın karakteri; diktatöre, ya da az, yahut yarım veya oldukça demokrasiye razı olsa da; tam demokrasi, masallarda geçen ve gerçekte var olmayan büyük bir kuştur, zümrüdüanka’ kuşudur. Tam demokrasi, her zaman her toplumda henüz [...]

Anayasayı Kim Yapar?

İnsan bedenine uygun biçilmiş anayasaların terzisi toplum olmalıdır !  Devletler ulusların bilinci, uluslar devletlerin bedenidir. Anayasalar, uluslara giydirilen kaftanlardır. Uluslara bol gelen kaftanlar devrimsel, tıpatıp gelenlerse evrimseldir. 27 Mayıs kaftanı, bol denilerek çıkartıldı. 12 Eylül kaftanı dapdaracık dikilerek, apar topar giydirildi. Pek çok kez orası burası sökülüp dikilse de terzilerin içine sinmedi, şimdilerde yeni bir [...]

Tiyatro sanatının belgesi…

…Ve, sanatçıyı gelecek nesiller için yaşatacak teknoloji !   RTE’nin gündeme getirdiği sanat sanat için mi? Sanat toplum için mi? tartışması aslında; yumurta mı tavuktan? Tavuk mu yumurtadan? tartışmasıdır. Sanat ve toplum, yumurta ve tavuk birbirinin zıddı değil, bütünleyicisi. Sanat ve yumurta metal paranın yazı yüzüyse, toplum ve tavuk tuğra yüzü. Ha Ali Hacı, ha [...]

Osmanlıyı yıkan Balkanlar isterse, AB’yi Avrupaya hapseder.

“100. Yılında Balkan Savaşları -Çatışmaların Önlenmesi; Barış ve Refah Vizyonu.   “Osmanlı Bizansı fethetmeden önce Doğu Balkanlarda fetihler yaptı ve istikrar sağladı. Bizansın Doğu Balkanlar üzerinden yardım almasını önleyerek İstanbulu fethetti. 1789 Fransız devrimi, Fransa dışında Osmanlı Balkanını etkiledi. Balkan ulusları; özgürlük, eşitlik, kardeşlik isteyerek başkaldırdılar ve İmparatorluğun parçalanmasını başlattılar. Balkanlılar; Osmanlıdan aldıkları özgürlüğün Brüksel [...]

Atatürk’ün Atatürkçülüğünü; çizgiye indirgeyerek savunmak yerine…

Aklın vatanı olan bilim yüzeyinde geliştirerek savunmak gerekmez mi? Atatürk; eseri olan cumhuriyeti, bilim ve teknolojiye teslim etmiştir. Bilim ve teknoloji var olduğu sürece cumhuriyeti gelişecek, cumhuriyetiyle birlikte kendi adı anılacaktır. Atatürk’e karşı olmak, bilim ve teknolojiye karşı çıkmaktır ki, hiçbir aklı başında kişinin harcı değildir. Atatürk bilime ve teknolojiye dayalı çağdaşlık duygusunu, düşüncesini. Cumhuriyeti [...]

Basının, hür ve sansür edilemez olmasını sağlamak!

Sahibi halk olabilen medya; at gözlüksüz medyadır. ©photocredit Medya toplumu bilgilendirirken, ilkin halk önderlerini etkiler. Halk önderleri kendi çevrelerini etkileyerek, genel seçimlerin sonucunu belirlerler. Medya bilgilendirerek yönlendirmeyi kimin yararına yapar? Medyaya sorulursa, mangalda kül bırakmaz; halkın gözü, kulağı, diliyim der. Medyanın sahibi halksa, bu söylem doğrudur… ***

Otobüs bir engele toslamadan sağ selamet gideceği yere varacak mı?

Bize bir şey olmaz abi… ©photocredit Ömrümüz, şimdi’mizdir. Tek boyutlu doğrusal düşüncede ömrümüzün başlangıcı doğum, bitişi ölüm’dür. Dünya’ya aptal, çirkin, yoksul olarak gelmek ve böylece yaşayıp ölmek; doğrusal düşünce bağlamında haksızlıktır, hukuksuzluktur, adaletsizliktir. Olağanüstü yapılı ve işleyişli evrenle bağdaşmaz, bunu onaylamak olanaksızdır. Doğrusal düşünce burada çözümsüzdür. ***

« Varlık Bilançosu »nun borç ve alacağı !

Her ömrün sabahı çocukluk, öğleni gençlik, akşamı orta yaşlılık, gecesi yaşlılık –uyku/ölümdür. ©photocredit “Kader yok, her şey tesadüf…” “Kader var: Kimin/neyin –özne’nin-, ne zaman, nerede, nasıl, niçin, ne yapacağı, ne ile karşılaşacağı önceden belli. Çünkü, Tanrının bilgisi dışında değil. Tanrının bilgisi dışında olmadığına göre, kesin ve önceden belli” “Kader dedüktiftir –tümdengelimlidir-. En üstün güçten –Tanrı’dan- [...]

Adalet bunun neresinde?

Yargı kısıtlanmamalı; önü açılmalıdır… Kamu görevlisinin soruşturulup soruşturulmayacağına -yargılanıp yargılanmayacağına-, Yürütme erki adına İçişleri Bakanının, Başbakanın karar vermesi; Kuvvetler Ayrılığı -bağımsızlığı- ilkesine aykırıdır.

Hangi sevgi?

Bencil, Sencil, Ocul, Bizcil sevgi mi? ©photocredit Ruhumdaki ben ruhundaki senBedenimdeki ben bedenindeki senYoğrulur birbiriyleYoğrula yoğrula sonundaİki ruh iki beden tek ruh tek beden olur Birimiz ikimizizİkimiz birimizizDuyguda düşüncede davranışta Erol Erdoğmuş ***

60 binden, iki bine düşüş…

…Ve, yangının başlamasını umursamadan beklemek Sağduyularını bloke etmişler. Partizanlığın kör, burnunun ucunu göremezliği içinde bekleşiyorlar. Yangın önlenmez bacayı sararsa; ne liderleri, ne partileri, ne de milletvekilliklerinin kalacağını bile bile. Basiretleri bağlanmış. Kendilerini milletin değil, liderlerinin seçtiğine inanmışlar.Lideri ve milletvekili, seçenin millet olduğunu farketmiyor. ***

İnsanlığın geleceğini görmek.

Mademki evrenin parçasıyız, çözecek yetenek var bizde. ©Resim : Mustafa Ali Kasap Dün vardı bugün de var, onca ihanetine karşın insanın,  kendini insana adayan.  Elbet yarın da olacak.  Çünkü duyacaklar içlerindeki insanın sesini: İnsana inan.. insana inan.. Sen de ey insan sen de.  Dinle doğan günün sesini,  patlayan tomurcuğu, topraktaki sürgünü, kaç bin yılın ezgisiyle yüklü  [...]

Siyasi Partiler birer “kümes”dir!

Siyasi “Horoz-Tavuk” ilişkileri… ©photocredit Hangi liderin; nerede, ne zaman, ne söylediğinin; rakip liderin yanıtlarının ne olduğunun, hangi iddiaları es geçip yanıtlamadığının çetelesi tutulmalı. Böylece siyaset alanında toz duman giderilmeli, bulanık suda balık avlayan sömürgenlerin çanına ot tıkanmalı. Herhangibir kümesin tavuğu ve horozu olmayan çoğunluk; önünü ardını görebilmeli. ***

Cennetten kovulduk ama, sağ salim indik Dünya’ya…

Bir öykü masalsa gerçek, gerçekse masal değildir. Kim bilir belki bugünün masalı, geleceğin gerçeğidir. KARANLIĞA UYUMAK – IŞIĞA UYANMAK ©Resim:Dr.M.Halit Umar  Gel zaman git zaman köprülerin altından çok sular akmış, Cennetten kovulanlar kaderlerine nispet, Dünya’yı cennet yapmışlar. Bedenlerinin ve çevrelerindeki Evren’in, olağanüstü bilincinin varlığını kanıtlayan yapı ve işleyişinden duydukları hayranlığı; kendilerine, birbirlerine ve evren’e sevgi [...]

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 63 other followers